Son yıllarda uluslararası para sistemindeki en önemli kırılma, finansın açık biçimde jeoekonomik bir araç haline gelmesidir. Özellikle Trump yönetimiyle birlikte ticaret savaşları, tek taraflı ve ikincil yaptırımlar, ödeme sistemlerinin ve rezervlerin siyasal baskı araçları olarak kullanılması, bu dönüşümü hızlandırdı. Finans, artık yalnızca piyasa disipliniyle değil, siyasal hizalanma ve sadakat talepleriyle işleyen bir alana dönüştü.
Şu hususu da belirtmek gerekiyor. Yaygın bir şekilde tartışıldığının aksine bu eğilim, Trump dönemine özgü bir sapma değil, ABD’nin göreli hegemonik gerileme koşullarında finansal üstünlüğünü jeoekonomik bir kaldıraç olarak kullanma stratejisinin parçasıdır. Jeoekonomi, burada ticaret, finans ve para politikalarının açık biçimde güç mücadelesinin araçları haline gelmesini ifade etmektedir.