Rüştü Bozkurt: Sanayisizleşmenin yarattığı dönüşüm oda ve borsalar tarafından doğru analiz edilmeli

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Teknolojik gelişmeler, yapay zekâ ve veri odaklı üretim sistemleri sanayinin geleceğini yeniden şekillendiriyor. Sanayisizleşmenin yarattığı dönüşümün oda ve borsalar tarafından doğru analiz edilmesi gerek. Nitelikli işgücü, verimlilik ve hizmet sektöründeki büyümenin ekonomik politikaların temel başlıkları arasında yer almalı.

Bize göre, değişen koşullar, oda ve borsaların yeni bir gündem oluşturmalarını gerektiriyor. O gündemin önemli maddelerinden birinin de “sanayisizleşme” olduğunu söylersek abartılı bir değerlendirme yapmış olmayız.

Sanayisizleşme olgusunu iki yönüyle sorgulayabiliriz: Biri, eğilimlerin yarattığı fırsat ve tehlikelerin yönetilmesi. Diğeri, dönemsel bir olgu olarak algılama. Bu iki değişik bakış açısı anlamlandırmalarımızı derinden etkiler.

Bakış açımız, üretilen politikaların, stratejilerin, taktiklerin, projelerin, uygulamaların, geribildirimlerin ve kendini yeniden üretme mekanizmalarının çerçevesini oluşturur; yaratmak istediğimiz sonuçları nasıl tanımladığımızı belirler.

Paylaşmak istediğimiz düşüncelerin merkezinde, “sanayisizleşme süreci dönemsel bir olgu değildir; güçlü bir eğilimdir. Süreci, evrenin, dünya ekosisteminin ve insanlığın derinliklerinden gelen eğilimler beslemektedir. Eğilimlerin yarattığı fırsatları en üst düzeyde değerlendirecek, maliyetleri de en düşük bedelle savuşturacaksak, uygun varsayımlarla yeni zihni modeller oluşturmalıyız,” varsayımı var.

Sanayisizleşme eğiliminin arka planını önemli ölçüde teknolojik gelişmeler etkiliyor.

Yeni teknolojilerin “bağlantı, iletişim, yarışma ve işbirlikleri” alanlarında yarattığı kapasitelerin üretkenlik ve verimlilik üzerine etkileri hakkında “net bilgi” sahibi değilsek sanayisizleşmeyi dengelemek için önereceğimiz çözümler yaratmak istediğimiz sonuçlara bizi götürmez.

Rüştü Bozkurt’un yazısı