İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, seçim güvenliğini takip eden sivil toplum kuruluşu Oy ve Ötesi’ni ‘seçimi karıştırmakla’ suçlayarak ikinci turda sandık başında olmalarına müsaade etmeyeceklerini söyledi.
CHP, Soylu’nun ‘paralel seçim takip sistemi’ kurduğunu tespit etmişti.

CHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, İçişleri Bakanlığı’nın kurduğu Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) paralel seçim takip sistemi kurduğunu belirterek örnek paylaşmıştı. Erkek, İzmir’in Kiraz ilçesinde kaymakamlığın İçişleri’nin bu talebine uygun bir yazıyı ilçe seçim kuruluna ilettiğini, kendilerinin de ‘paralel sistem’den bu şekilde haberdar olduğunu belirtmişti. İçişleri’nin talimatını uygun bulmayan ilçe seçim kurulu, seçim günü anlık sandık sonuç tutanaklarının verilmesi talebini reddetmişti. Erkek, daha sonra bunun görüntülerini paylaşmıştı.
Soylu, Oy ve Ötesi’nden rahatsız
Oy ve Ötesi, ‘sandıklara sahip çıkmak için‘ kurulan partilerden bağımsız bir sivil toplum örgütü.
14 Mayıs’ta sandık başında duran binlerce gönüllünün sisteme yüklediği ıslak imzalı sandık sonuç tutanaklarının, YSK’nın partilerle paylaştığı verilerle karşılaştırılmasının ardından çok sayıda sandıkta uyuşmazlık tespit edilmiş ve itirazlarda bulunulmuştu.
AKP’den İstanbul milletvekili seçilen Soylu, Gaziosmanpaşa’daki Gümüşhane Kelkit Çimenli Köyü Derneği’nde yaptığı konuşmada Oy ve Ötesi’ni hedef aldı.
Oy ve Ötesi’nin seçimlerde sandıkların etrafında ve sandık kurullarında olmalarının yasak olduğunu savunan Soylu, derneğin sandık başlarında insanlara baskı yaptığını öne sürdü. Ancak, Soylu ‘yasak‘ olduğunu öne sürse de Oy ve Ötesi gönüllülerinin sayım esnasında sandık başında bulunması yasal.
‘Oy ve Ötesi diye bir dernek orada olamaz’
İkinci turda Oy ve Ötesi’nin sandık başında olmalarına müsaade etmeyeceklerini vurgulayan Soylu, şunları kaydetti:
*Sandıklarda siyasi partilerin birer temsilcileri ve müşahitleri olabilir. Oy ve Ötesi diye bir dernek orada olamaz. Bu kadar açık ve net. Oraya giriyorlar ve orayı terörize ediyorlar, baskı kurmaya çalışıyorlar. Buna müsaade etmemek lazım. Bunu tüm Türkiye’de oy kullanılan okullardaki yöneticilere, ilçe seçim kurullarına, il seçim kurullarına söylüyorum. Bunların oraya girip sandıklarda oy kullanan insanlara baskı yapmaları seçim hukukuna aykırıdır.
‘Siz Gezicisiniz biz sizi biliyoruz’
*Bunlar polislere baskı yapıp, ‘Bu sandıklarla beraber biz gideceğiz’ diyorlar. Siz Gezici’siniz, biz sizi biliyoruz. Siz seçimi karıştırmak için oradasınız. Bu Oy ve Ötesi Derneği’ni İsveç devleti finanse ediyor. Para gönderiyor, niçin? Türkiye’deki seçimi karıştırabilmek için. Bu kadar açık ve net. Ben sivil toplum örgütlerinden sorumluyum. Bunları tahkik ettik, denetledik ve bunlara dünyadan gelen paraları gördük. ABD’den, İsveç’ten gelen paraları gördük. Bunların işi gücü Tayyip Erdoğan gider de bu ülkede bir vesayet kurabilir miyiz? İsveç değil, ABD değil, o bastığınız dergiler değil, PKK değil, FETÖ değil, topunuz bir araya gelseniz gene yenileceksiniz.
*Sandık kurulu başkanlarına tekrar ifade ediyorum. Geçen dönem bunları sınıflara alıp, bunlara gözlemci statüsü vermek yanlıştı. O zaman her dernek gelsin orada kendi adına bir görev edinsin. Bu son derece yanlıştır. Birçok yerde seçmeni taciz ettiler, birçok yerde kavga çıkardılar. İnsanların oy kullanmalarını engellemek için çalıştılar. Bunların işi karıştırıcılıktır, kaostur ve bu kaosa da sandık kurulu başkanları, ilçe seçim kurulu ve il seçim kurulları müsaade etmemelidir. Seçim hukukunda bir dernek seçime müdahale edemez.