Özer Akdemir: Peribacası yağmurdan değil, ihmalden yıkıldı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Kapadokya Çevre Platformu Sözcüsü Mükremin Tokmak, bölgenin milyonlarca yıllık doğal dokusunu ve binlerce yıllık tarihsel mirasını korumak için yıllardır yılmadan mücadele ediyor. Yaşanan acı olay, uyarılarında ne kadar haklı olduğunu bir kez daha gösterdi.

Tokmak, yeni yol projesinin, genişletilen otopark alanlarının ve kontrolsüz araç trafiğinin bölgedeki kırık hatlarını tetikleyeceğini yıllar öncesinden sahada adım adım belgeleyerek kamuoyuna duyurmuştu.

Ne var ki bu yerel direnişi ve Tokmak’ın yıllara yayılan onurlu çabalarını konu edinen Bingöl Elmas’ın çektiği “Şiirli Oda’nın İzinde” belgesel çalışması, yakın zamanda Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “politik” bulunarak geri çekildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Sinema Genel Müdürlüğü, belgesele verdiği yapım desteğini, yönetmenle yaptıkları sözlü görüşmelerde filmin kurgusunu “politik buldukları”nı ifade ederek faiziyle geri istedi. Belgeselde mübadele, kültürel hafıza ve yerel tarihin yanı sıra, son yıllarda turizm baskısı ve ekonomik faaliyetlerle birlikte Kapadokya’da artan tahribat aktarılıyordu.

Bölgedeki turist ve araç yoğunluğunun son yıllarda katlanarak arttığını vurgulayan Mükremin Tokmak, geçtiğimiz günlerde gazetemize konuşmuş ve jeolojik açıdan hassas olan bu coğrafyada bilimsel titreşim ölçümlerinin yapılması ve hangi alanlara girilebileceğinin kesin sınırlarla çizilmesi gerektiğini ifade etmiş ve Devrent Vadisi’ndeki deve kayasının etrafına ahşap çit çekilmesi gibi yüzeysel adımları eleştirmişti.

Rant projelerine karşı çıkan sesleri kısan ve belgeselleri sansürleyen anlayış, haklı uyarıları dikkate almayarak Göreme’deki can kayıplarına ve geri döndürülemez yıkıma zemin hazırladı.

Üç insan öldü. Çatlaklar ortadaydı, uyarılar yıllar öncesinden yapılmıştı, kameralar her şeyi kaydetmişti. Buna rağmen ortada ne bir istifa var ne bir özür. Peribacası yağmurdan değil, ihmalden yıkıldı. Sorumluluktan kaçanlar yarın başka bir vadide, başka bir kayanın dibinde aynı açıklamayı yapacak.

Özer Akdemir’in yazısı