Özel: Dilim sürçmüş, Meşe diyeceğime Çınar demişim, odunların adını karıştırmışım

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Dün akşam dilim sürçmüş, Meşe diyeceğime Çınar demişim. Odunların adını karıştırmışım” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel. Fotoğraf: AA

Özel dün akşam Sultanbeyli mitinginde İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iddianamesinde adı geçen gizli tanıklardan bahsetmiş ve onlardan birinin intihara kalkıştığını söylemişti:

Çınar adlı tanığın intihara kalkıştığını açıklayan Özel, onun ifadelerinin İlke adlı birine söyletildiğini öne sürmüştü.

İstanbul başsavcılığıysa intihar iddialarını yalanlamıştı.

Kabataş Transfer Merkezi’nin ikinci etap açılış töreninde konuşan Özel dün akşamki dil sürçmesi hakkında şunları söyledi:

“Dün akşam dilim sürçmüş, Meşe diyeceğime Çınar demişim. Odunların adını karıştırmışım. Bu Allah’ın lütfu. Şimdi öyle bir suçüstü ile karşı karşıyayız ki. 19 Mart tarihinde üç gizli tanık vardı; Meşe, Ladin, Çınar. Bugün 15 gizli tanık var ama 19 Mart’ta Ekrem başkan alındığında, ilk arkadaşlarımız alındığında onlara söylenen ifadelerde dön dolaş ‘Meşe, Ladin, Çınar’.

Özellikle de Ekrem Başkan’a dünya kadar Meşe ifadesi. O gün İlke diye biri var mı, yok. O gün Meşe var. Beyefendiler iddianameyi yaparken Meşe’nin ifadelerini çıkarmışlar, iddianamede şimdi Ekrem başkana ve arkadaşlara sorulan Meşe ifadelerinin hiçbiri yok, Meşe yok. Yerine İlke’yi koymuşlar. Şimdi diyor ki ‘18 Kasım 2024’te İlke ifade verdi’. Meşe’nin çektiği ifadeleri İlke’ye şarj etmişler. O yalanları ‘İlke’ diye yazmışlar, suçüstü yakalanmışlar.”

Özel’in açıklamaları şöyle devam etti:

*İşte ispatı; satır satır, sayfa sayfa. Düşünün ki Ekrem başkana şöyle soruyorlar, gizli tanık Meşe 17 Mart’taki ifadesinde şöyle söylemiş, “Reklam İstanbul isimli şirketin asıl yatırımcısının Murat Ongun ve Serdal Taşkın olduğuna dair elimde ses kaydı var” demiş. Kim, Meşe. Bunu bizim arkadaşlara; Serdal’a, Murat Ongun’a, Ekrem başkana sormuşlar. İddianamede Meşe diye biri yok, bu iddianameyi İlke diye bir gizli tanığın verdiğini söylüyorlar. Satırı satırına aynı. Meşe ne dediyse iddianamenin 203’üncü sayfasında “İlke bunu söyledi” diye tekrarlıyorlar. “Bu ihale işlerinin hak edişini Barış Kırıç yönetir, Murat Ongun yanındadır”.

*Meşe gitmiş, yerine İlke gelmiş. Yine aynı sayfada, aynı kopyala yapıştır ile “Emrah Bağdatlı üzerinden para dağıtımı yaparlar, ben bunu biliyorum demiş” Meşe. Meşe ile anlaşamamış, gitmişler şimdi oraya İlke yazmışlar. Şimdi en çarpıcılarından biri; gazetecilere atılan iftiralar Meşe’nindi ya.

*Gazetecilere “Size para veriliyor, ona göre yazıyorsunuz” diye Meşe söylemişti. Meşe şimdi bunu öyle söylemeyeceğini söyleyecek diye apar topar atılınca yerine İlke yazmışlar. Şimdi soruyorum vatandaşlarımıza, 19 Mart günü ifadeler varken o gün söylenen cümle, o gün olmayan İlke’ye bugün yazılıp Meşe çıkarılıyorsa ifade Meşe’nin midir, İlke’nin midir, yoksa bu bir iftiradır.

*Gizli tanık vazgeçince gizli tanık değiştirilmiştir. Noktasına, virgülüne kadar aynı ifade. Arada sekiz ay fark var. O gün İlke diye biri yok. Bugün İlke diye biri var. Şimdi Hakimler Savcılar Kurulu’na başvuruyu arkadaşlar hazırlıyor. Bunu mahkemede savunuruz. Hakimin gözünün önüne koyarız çünkü bizim elimize 19-20-21 Mart’ta “Bunları Meşe söyledi” var. Şimdi Meşe yok.

*Yerine İlke var. Demek ki sözün gerçekliği değil, iftiraya aranan biri sahip o gün o bulunmuş, bugün arıza çıkarmış. Yerine yepyeni bir isim konmuş. Ne yapacaklarmış, bir de bunu buzlayacaklarmış, “İnan ki bu gizli tanık doğru söylüyor” diyeceklermiş. HSK’dan bu işe el koymasını isteyeceğiz.

İstanbul başsavcılığı, Özel’in ‘gizli tanık intihara kalkıştı’ iddiasını yalanladı

CHP’li Emir’den başsavcıya: Videodaki kişiyi tanıyor musun, gizli tanıklarınızdan biri mi?

Özel: Gizli tanık ‘Çınar’ intihara kalkışmış, onun ifadelerini ‘İlke’ye söyletmişler