Ankara’daki iki katliamda can veren iki arkadaşın öğretmeni, öğrencilerinin ardından bir yazı kaleme aldı.

Ali Deniz Uzatmaz, 10 Ekim’deki katliamda can vermişti. Arkadaşı Ozancan Akkuş ise önceki günkü katliamda hayatını kaybeden 35 siviliden biriydi.
İki arkadaşın öğretmenliğini yapmış Veysel Kaygusuz BBC Türkçe’ye duygularını yazdı.
Yazısına Ozancan’ın ebeveynlerinin çocuklarının eğitimi için elinden gelenin fazlasını yaptığını aktararak başlayan Kaygusuz, Ozancan’ın, Ankara Fen Lisesi’ne Türkiye birincisi olarak girdiğini ifade etti.
‘Tüm molalarda birlikte eğleniyorlar’
Kaygusuz katliamın ardından birçok yerde paylaşılan fotoğrafın ve ikilinin tanışma hikayesini şöyle anlattı: “Fotoğrafta Ali Deniz Uzatmaz ve Ozancan Akkuş ağız dolusu gülüyorlar. Ali Deniz biraz muzır, neşeli, esprili; Ozancan’ın neşesinde hep bir olgunluk. Ozancan’ın dershane birinciliği her hafta yaptığımız denemelerde tescillenince, Ali Deniz arkadaşı Gökçe’ye gülerek diyor ki: ‘Bakın bu çocukla tanışacağım ve çocuğun netlerini düşüreceğim.’ Tanışıyorlar ancak Ali Deniz’in esprisi ters tepiyor. Ozancan ders çalıştırıyor Ali Deniz’i. Tüm molalarda birlikte eğleniyorlar. Ortak arkadaşları Gökçe’nin dün bana yazdığını olduğu gibi alıntılıyorum buraya: ‘Dershane koridorları onların kahkahalarıyla şen olurdu, nerede olduklarını öyle bulurdum çoğu zaman. O kadar güzellerdi ki o kadar olur.’“
Koruyamayan biri ne yapmış sayılır ki?
Ozancan’ın annesinin oğlunun taziye çadırında, “Ben ölemedim, beni burada öldürsene!” dediğini aktaran Kaygusuz, babasının Ozancan’ın dedesinin dizlerine kapanarak şöyle dediğini yazdı: “Ozancan’ı koruyamadım baba, torununu koruyamadım.”
Kaygusuz yazısını şu sözlerle bitirdi: “Nuri Abi (Ozancan’ın babası) kan oturmuş gözlerini yukarıya dikip bir devletin kurması gereken ve beni nefessiz bırakan cümleyi kuruyor: ‘Ben Ozan’ımı, Can’ımı koruyamadım. Koruyamayan biri ne yapmış sayılır ki?’ Dışarıda bir sağanak patlıyor. Dün bahardı, bugün kış.”