Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okul güvenliğiyle ilgili “Şubat itibarıyla farklı bir çözümle kamuoyunun önünde olacağız” dedi fakat bir ayrıntı paylaşmadı.

Türkiye’de Mart 2026’da bu yana düzenlenen saldırılar nedeniyle okul güvenliği konusu gündemde.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 22 Eylül’de hükümet olarak görevlerini yerine getirdiklerini öne sürüp “Sivil toplum kuruluşlarına, en başta da ailelere düşen görevler var” demişti.
O gün Manisa’da bıçaklı saldırı düzenlenen İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne giden Çiftçi, okullarda alınan tedbirleri şöyle açıklamıştı: “Okullarımızı güvenlik riskine göre değerlendiriyoruz; birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü derecede riskli okul. Birinci ve ikinci derece riskli okullarımızda kolluk görevlilerimiz var. Onlar sürekli okullarda görev yapıyorlar. Ayrıca bu yıl 31 bin tane bahçe görevlisi istihdam ettik. Onlardan dün itibarıyla 23 bin tanesini göreve başladı.”
Bugün (8 Ekim) Haber Global yayınında konuşan Tekin, şubatta okul güvenliği konusunda ‘farklı bir çözüm’ açıklayacaklarını söyledi:
“Bu bir salgın halini aldı. Tek başına okullarda alınan tedbirler yeterli değil, başka alanlarda başka paydaşlarla yapmamız lazım. En önemli paydaşlar aileler. Aileleri sürece dahil etmek için ‘ebeveyn okulu’ açtık. İlkokul öğrencisi evinde babasının silahına erişip onu okula götürebiliyorsa eğer ebeveynlerin de sürece dahil olması gerektiğini düşünüyoruz
Teknoloji firmaları da daha insanca yaklaşmalı. Yedi bakanlık olarak bir eylem planı yaptık. Herkesin üzerine bir sorumluluk düştüğünü fark etmemiz lazım. Herkesin aklına gelebilecek tedbirleri okullarda aldık.
Şubat itibarıyla farklı bir çözümle kamuoyunun önünde olacağız. 25 bine yakın bahçe görevlisi okullarımızda istihdam edildi. Her okulu alınması gereken güvenlik tedbirleri bakımından kategorize edilmesi gerekiyor.
Yedi bakanlık eylem planında tedbirleri biraz daha artırdık. Tedbirlerimiz bahçe duvarının varlığından tutun, eğer varsa orada elektronik sistemler inşa etmek, okul bahçesinde güvenlik kameraları oluşturmak gibi çok sayıda tedbir aldık.”
Türkiye’de okul saldırıları ve güvenliği
2 Mart’ta Çekmeköy’deki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde okuyan 11’inci sınıf öğrencisi F.S.B., dersteyken sınıfına girdiği 52 yaşındaki öğretmeni Fatma Çelik ve iki meslektaşına bıçakla saldırmıştı. Çelik hayatını kaybetmişti.
14 Nisan’da Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne 2007 doğumlu bir kişi av tüfeğiyle saldırmıştı. 10 öğrenci, dört öğretmen, bir polis ve bir kantinci yaralanırken saldırgan polisin müdahalesi sırasında intihar etmişti.
Bir gün sonra, yani 15 Nisan’da Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli okuduğu Ayser Çalık Ortaokulu’nda silahlı saldırı düzenlemişti. Saldırıda öğretmen Ayla Kara, sekiz öğrenci ve saldırgan hayatını kaybetmişti.
22 Eylül’de Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde düzenlenen silahlı saldırıda ikisi ağır 11 öğrenci yaralanmıştı.
6 Ekim’de İstanbul’un Başakşehir ilçesinde bir liseli öğrenci, Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu’na bıçaklı saldırı düzenlemiş; 10 yaşındaki Eslem Sare Bulut’u öldürmüştü. Saldırıda yedi öğrenci de yaralanmıştı.
7 Ekim’de İstanbul’un Esenyurt ilçesindeki Sezai Karakoç Lisesi’nde çıkan bıçaklı kavgada iki öğrenci yaralanmış, birinin durumu ağır olduğu açıklanmıştı.