Nuray Sancar: Devlet aklı hiç bu kadar gayrimilli görünmemişti

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Günümüzde her devlet, kendi niteliğini halktan gizlemek için bir dizi yönetim mekanizmasının arkasına gizlenmiş, emekçi sınıflara karşı güç uygulamaktan kaçınmayan bir sınıf aygıtıdır.

Dünya devleri arasındaki rekabetin ve paylaşımın bir varlık yokluk davası haline geldiği bu çağda, yasa kural-kayıt tanımaz saldırganlığın iç siyasetteki yankısı da karşı çıkışlara karşı yıldırma siyasetinin öncelikli hale gelmesi.

Meşruiyetini Trump’tan yüklü ticaret karşılığında satın alan iktidarın, ‘yurtta güç cihanda güç’ peşinde koşarken üzerindeki ‘hak, hukuk, adalet’ gibi kavramsal yükleri sırtından atmaya çalışması bu sermaye aklının marifetidir.

Rahmi Koç’un, beşli ve çoklu çetenin beyanıyla iktidarın pratiği aynıdır. Bilindiği gibi bu kavramları en çok kullanan da vaktiyle Kılıçdaroğlu idi.

Halkın bir aklı olduğunu yok sayan devletin müstesna bir aklı olduğu kozunu kullanmak bir mistifikasyondan medet ummak anlamına gelir.

Emekten yana partileri, bu devlet aklının dışladığı ama aklın ta kendisi olmak isteyen bir dizi başka parti ve daha önemlisi halk dinamiğini karşısına alan butlan pratiği tekelci devlet aklını sobelemiş bulunuyor.

Numan Kurtulmuş 2016’da “Devlet aklı millet aklıyla birleşti” diyordu ama devlet aklı hiç bu kadar gayrimilli, kral bu kadar çıplak görünmemişti.

Nuray Sancar’ın yazısı