ABD'nin bir sonraki hedefi Küba: Beş kişi ve üç kuruma yaptırım

ABD, Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, eşi ve üç kişiyi yaptırım listesine aldı.

Fotoğraf: AA

ABD Hazine Bakanlığı’nın açıklamasına göre diğer isimler Diaz-Canel’in üvey oğlu, eski Küba devlet başkanı Raul Castro’nun oğlu Alejandro Castro Espin ve torunu Raul Alejandro Castro Calis.

Açıklamada yaptırım uygulanan kişilerin ABD’deki mal varlıklarının dondurulduğu kaydedildi. Fakat bu kişilerin mal varlıklarına ilişkin bilgi paylaşılmadı.

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel. Fotoğraf: X / Ekran görüntüsü

Bakanlık kişilerin yanısıra bazı Küba kurum ve kuruluşlarının da yaptırım listesine alındığını bildirdi.

O kurumlar şöyle:

  • Küba Savunma Bakanlığı
  • Halklarla Dostluk Enstitüsü
  • Amistur Küba ve Devrimi Savunma Komiteleri (Adadaki özel turizmi denetleyen enstitünün bir kolu)

Trump: İran’dan dönüşte Küba’da kısa bir mola vereceğiz

Oval Ofis’te konuşan ABD Başkanı Donald Trump, Küba devlet başkanına getirilen yeni yaptırımların işe yarayacağını savundu.

Ardından Kübalıların kendisinden yardım istediğini öne sürdü: “Orası bir nevi çökmüş durumda. İran’la işimizi bitirir bitirmez burayla ilgileneceğiz. Her seferinde tek bir iş yapmayı severim. Dönüş yolunda (Küba’da) kısa bir mola vereceğiz.”

Diaz-Canel’e göre gayrimeşru

Diaz-Canel’se yaptırım kararlarının gayrimeşru olduğunu savundu; “Bu adımlar, ablukayı ve Küba ile ABD arasındaki çatışma ortamını tırmandırmayı amaçlamaktadır” dedi.

X’ten açıklama yapan Küba devlet başkanı, şöyle devam etti:

“Bu siyasi körlük, ülkemize karşı son haftalarda uygulamaya konulan ve Küba halkına zarar vermek üzere tasarlanan baskıcı uygulamalara bir yenisini daha ekledi.

Emperyalist hükümetin saldırganlığı ve sapkınlığı en kötü senaryolarla yüzleşme ve emperyalist saldırıya karşı direnme kararlılığımıza çarpıp geri dönecektir.”

Küba, ABD ablukasında

ABD Başkanı Trump, 30 Ocak’ta Küba’ya petrol satan veya sağlayan ülkelerden gelen tüm mallara gümrük vergisi uygulanmasını öngören başkanlık kararnamesini imzaladı.

Beyaz Saray, kararın Küba’nın ‘zararlı eylem ve politikalarına’ karşı ABD’nin ulusal güvenlik ve dış politika çıkarlarını korumayı amaçladığını savundu.

Trump, 1 Şubat’ta Küba yönetimiyle petrol tedarikinin düzenlenmesi konusunda görüşmelerin başlatıldığını duyurdu, Küba tarafı bunu yalanladı.

Küba hükümeti, dışarıdan petrol gelmeden ayakta kalabilmek için acil durum paketini devreye soksa da 14 Mayıs’ta ülkede ham petrol ve akaryakıt kalmadığını duyurdu. Sadece kuyulardan elde edilen doğalgazın kaldığı Küba’da başkent Havana’nın bazı bölgelerinde 22 saate ulaşan elektrik kesintileri var.

Trump, 20 Mayıs’ta Küba’yı özgürleştireceklerini söylerken Washington yönetimi ‘USS Nimitz (CVN 68)’ uçak gemisini Karayipler’e konuşlandırdığını duyurdu.

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, ABD’nin ülkesine askeri müdahale için bahane aradığını belirtip böylesi bir durumda bölgenin ‘kan gölüne döneceği’ uyarısı yaptı.

BM Güvenlik Konseyi’nde konuşan Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parilla’ysa ABD’nin eylemleriyle uluslararası barış ve güvenliği aşındırdığını, olası saldırı emri verenlerin ‘savaş suçlusu’ olarak tarihe geçeceğini söyledi.

ABD’nin federal toprağı Porto Riko’nun valisi, ABD ordusunun bu hafta Küba’ya saldırmayı planladığını öne sürdü.

Küba: ABD’yle müzakere için ilk temas kuruldu