Nuray Mert: 'Evet oyu farzdır' diye fetva verilirken 'Hayır'ın bu denli yüksek çıkması bir umut

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Sonuçta, “olağanüstü hal” rejimi altında, devletin tüm imkânların Evet kampanyası için seferber ettiği, Cumhurbaşkanı’nın bizzat kampanya yaptığı, işin içine “beka meselesi”nden “şehitlerin hatrı”na kadar tüm hassas konuların karıştırıldığı, dahası “Evet oyu farzdır” diye fetva verildiği halde “Hayır” oyunun bu denli yüksek çıkması, bu ülke için büyük bir umuttur.

Bunu, bu yazıyı yazdığım esnada, “Evet” ve “Hayır” oranları çok yakın olduğu için seçime ilişkin bazı tartışma ve itirazların söz konusu olduğu koşullarda söylüyorum. Benim için önemli olan, bunca eşitsiz şartlara ve devlet/iktidar baskısına rağmen bu denli yakın çıkması. Diğer taraftan, “evet” oyu veren vatandaşların seçimi illa tek adam rejimine destek diye yorumlamamak lazım. Kim ne derse desin, toplumun geniş bir kesiminin evet demek için anlaşılır nedenleri vardı; geçmişin acı hatıraları, AK Partisi’nin ve onun liderinin muhafazakâr kesimin toplumsal hayata alnı açık biçimde katılmasını sağlaması gibi gerekçeler “Evet” oyunun ardındaki toplumsal desteğin nedenlerinden bazıları. Tabloya bu çerçeveden bakarsak, Türkiye’de demokrasiden umudunu yitirmemek için, hâlâ yeterli neden var.

Nuray Mert’in yazısı