Bugün Türkiye sandık başına gidip tarihinin en önemli kararlarından birini verecek. Ancak sonuç referanduma sunulan 18 maddenin kabulü de, reddi de çıksa dünya dönmeye, sorunlar yine sorun olarak kalmaya devam edecek. Ama umuyoruz ki Türkiye siyasi enerjisini kendi içi ve özellikle de dışındaki sorunların çözümüne daha fazla harcayabilecek, sorunların çözümüne daha fazla katkıda bulunabilecek.
Bu sorunların başında hiç şüphesiz Türkiye’nin güvenliğini ve geleceğini doğrudan etkileyen Suriye geliyor. Bir yandan rejime karşı 2011 yılından bu yana verilen mücadelenin geleceğinin ne olacağı, diğer yandan IŞİD’e karşı ABD ve Rusya’nın kiminle mücadeleyi sürdüreceği belirsizliğini koruyor. Üstelik ABD’nin beklenmedik müdahalesi ve onun ertesindeki Tillerson’ın Moskova ziyareti bilinmezliğe bilinmezlik katıyor.
ABD ile Rusya’nın Esad’ın geleceği üstünde anlaşması, BMGK’nin 2254 sayılı kararında öngörüldüğü şekilde çözüm sürecinin başlaması mümkün. Fakat en az onun kadar mümkün olan iki büyük devlet arasındaki uzlaşmanın İdlib’i “Selefilerden” temizleme operasyonuna da dönüşmesi. Her iki olasılık da Türkiye’nin üstündeki yükü azaltacak ya da çoğaltacak opsiyonlar içeriyor.