Mehmet Özyazanlar: Fanatik taraftarlar endüstriyel futbolun baş itici gücü

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Futbol, Türkiye’de bir spor olmaktan çok bir kaçış, sığınma ve kompleks giderme aracı. Gündelik hayatında kendisini değersiz ve güvencesiz hisseden milyonlarca insan için kulüp taraftarlığı, var olduğunu hissetmenin en kolay yolu.

Taraftarlar, özellikle de fanatik taraftarlar endüstriyel futbolun baş itici gücü. Ne kadar çok fanatik taraftar varsa endüstrinin çarkları o kadar kolay döner. İnsanlar, özellikle medyanın duygusal söylemleriyle romantize ettiği taraftarlık olgusu üzerinden kolayca bu tuzağa düşüyor. Endüstriyel futbol, tam da bu taraftarlık duygusunu sömürerek semiriyor. Transfer konusunda bu durum net biçimde görülüyor. Medya, yöneticiler, menajerler ve sosyal medya, taraftarlara yönelik  olarak sürekli, “Transfer şart, yoksa geri kalır, başarılı olamayız” algısı yaratıyor.

Bu elbette bir ihtiyaç değil, mevcut futbol düzeninin üretip dayattığı bir arzu. On milyonlarca lira karşılığında gerçekleştirilen transferlerin yanında 3-4 milyon avroluk oyuncular neredeyse ucuz kabul ediliyor. Böylesi bir futbol piyasası, toplumun genel yoksulluğuyla yan yana geldiğinde ortaya tam anlamıyla garabet bir tablo çıkıyor. Ama işte endüstriyel futbolun dizginlerini tutan patronlar, taraftarlık kozunu kullanarak yarattıkları illüzyonla derin çelişki içeren bu tabloyu görünmez kılmayı başarıyor.

Mehmet Özyazanlar’ın yazısı