L. Doğan Tılıç: Propaganda, öyle olduğu anlaşıldığı anda ters tepmeye başlar

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Tarihçi Zeman, propaganda tanımını biraz daha netleştirmek için renkleri kullanır: Beyaz, gri ve kara. Beyaz propagandada; niyet, amaç ve kullanılan bilginin kaynağı açıkça belirtilirken; gri propagandada muğlaklık hâkimdir, ne niyetler amaçlar açık edilir ne de kullanılan bilginin kaynağı. Kara propaganda ise, tarafların doğrudan “düşman” kamplara bölündüğü durumda, bir düşmandan diğerine gönderilen, düşmanı kötülemeye dönük mesajlardan oluşur.

Rengine herkes kendisi karar versin; ancak şu referandum sürecinde sadece Türkiye tarihinde değil, dünya tarihinde de az görülen türden bir propagandaya maruz kaldığımız açık.

Televizyon yayınları; devletin tüm kurumlarının faaliyetleri; her ne hikmetse hepsi bugünlere denk gelen açılışlar; o açılışlarda açılış dışında her şeyin konuşulması; valilerin, kaymakamların, imamların, okul müdürlerinin çalışmaları; billboardlar; özel şirketlerin ve kamu bankalarının “reklamları” bir araya getirildiğinde nasıl bir “Evet” propagandası ile karşı karşıya olduğumuz ortada.

Öte yandan; propaganda, propaganda olduğu anlaşıldığı anda ters tepmeye de başlar.

Böylesine kör gözüm parmağına halinin, dönüp propagandacıyı vurmasının da örnekleri vardır.

L. Doğan Tılıç’ın yazısı