Ülkemiz hiçbir ülkenin özgürlüğünü de, hukuk sistemini de, cezasını da taklit etmek, başkasına benzemek zorunda değil. Türkiye, en özgür diye bildiğimiz ülke kadar özgür olabilirken, aynı zamanda gerçek suçla en etkin mücadele eden ülke kadar dirayetli ve güçlü de olabilir.
Türkiye? Sahada ne askeri ne siyasi varlık olarak hissedilmiyor.
Bir kere kimse Türkiye’nin IŞİD’i 'düşman' gördüğünü düşünmüyor. Ama Kürtlere 'dost' olduğuna da inanmıyor. Çünkü kimse Kürdistan canının derdine düştüğünde Türkiye’den 'çıt çıkmamış' olmasını açıklayamıyor.
Hatta Obama kanadından yapılan açıklamada iki liderin ‘hoşgörülü toplumlar inşa etmenin ve antisemitizm belası ile mücadelenin önemini de ele aldığı’ dile getiriliyordu. Paralelle mücadele şöyle dursun, Obama bir de ‘hoşgörü’ mesajı veriyordu.
Peki demokrasimiz ölümsüz mü? Bu büyük ölçüde bizlerin ama daha çok muhalefetin elinde. Gündemi değiştirmeden ekonomiyi devamlı ön planda tutarsak ve gerçek bir orta sınıf yaratırsak, kim başa gelirse gelsin, demokrasimiz ölümsüz olacaktır. 10 bin dolar gelir seviyesine geldiğimize göre demokrasiyi ölümsüz yapmak için gerekli altyapımız var demektir.
METE ÇUBUKÇU
Gazze saldırısı sona erdi. Bir sonrakine mi bakacağız? Türkiye medyası haklı olarak 51 gün gündeminden düşürmediği Gazze'ye yönelik İsrail saldırısının ardından imzalanan ateşkesle yine kendi gündemine...
Bir hastalık konusunda farkındalık yaratmak için yapılmış en etkili kampanya 'Bir kova buz' iletişim tarihine altın harflerle geçti bile. Ama 'ucuz PR' eleştirilerini de peşine kattı.
İşçi Partisi lideri, muhalefete ders vermeye kalkacağına, hodri meydan diye ortaya çıkacağına kendi politikalarını anlatma yolunu seçti. Seçim programını sendikanın uyarıları doğrultusunda oluşturdu. Sol bir parti olarak işçilerin taleplerini, vergi reformunu programın merkezine oturttu. Ne kadar sağlıklı, ne kadar olması gerektiği gibi değil mi?
SERDAR BAPOĞLU*
Kumburgaz’da denize açıldıktan sonra bir daha haber alınamayan beş kişi için ortalık toz duman. Konunun tarafları arasında kelimenin tam anlamıyla 'top çevrilirken' işin...
Gerçek Robin Hood’un ekonomi politikalarını tam olarak bilemeyiz ama 'bizim Robin Hood' için naçizane bir öğüt: üreten zenginden çalıp üretmeyen fakire dağıtmak, uzun vadede fakiri de zengini de fakirleştirir...
Türkiye'nin, PYD politikasını revize etmesi kaçınılmaz gibi. PKK liderliği ile zaten görüşen ‘devletin organları’, PYD ile ilişkilerini de Suriye bağlamında yeniden değerlendirecektir. Zaten son gelişmelerle birlikte Suriye ve Irak politikaların sadece Kürt Bölgesel Yönetimi'yle belirlenemeyeceği de ortaya çıktı.