Siz boş verin ucuz PR peşinde koşanları; farkındayım, farkındasın, farkında!

 

Azime Acar_2014_siyahbeyazAZİME ACAR

azimeacar@medyafobi.com

Günlerdir eline buz kovasını alan, kameranın karşına geçip başından aşağı döküyor, ardından bu görüntüleri de sosyal medyada paylaşıyor.

Rakamlar an be an değişiyor ama Amerika’da ağustosun ilk iki haftası itibariyle Facebook’ta 12 milyon video, Twitter’da 2.2 milyon twit paylaşılması epeyce fikir veriyor. Instagram’da yüklenen fotoğrafların sayısı ise 1 milyonu geçti bile.

Farkındalıktan bıktırıcılığa

Nadir görülen bir kas hastalığı ALS için farkındalık yaratmayı hedefleyen #icebucketchallenge ya da Türkçe versiyonuyla ‘Bir kova buz’ kampanyası, nasıl oldu da bir çılgınlığa dönüşüverdi?

ALS gibi zorlu bir hastalık hakkında farkındalık yaratalım derken en ucuzundan PR yapanlarla nasıl bıktırıcı bir hal alıverdi?

Babasını ALS’den kaybeden bir evladın isyanı: ‘İster bağış yapın, ister kafanızdan aşağı su boşaltın, ama rica ediyorum, eğlenmeyin!’

Niye buz kovası diye hala merak eden varsa açıklayalım: Buz dökülen kişi bir an için kısmı felçli gibi yaşıyor ve ALS hastalarıyla empati kurabiliyor.

Hawking’den Fenerbahçeli Sedat’a

20140502 stephen hawking1Ünlü fizikçi Stephen Hawking’in de pençesinde olduğu bu hastalık genelde o ülkenin hastalığa yakalanmış ünlüleriyle anılıyor.

Bizde Fenerbahçeli Sedat’ın, Suna Kıraç’ın hastalığı olarak bilinir. ABD’de ise beyzbolcu Lou Gehrig hastalığıdır.

İşin içine medya girince…

#icebucketchallenge, ALS hastası olduğunu twitter üzerinden duyuran beyzbol oyuncusu Pete Frates’in de katıldığı ve yerel ölçekte başlatılan bir kampanyaydı. Sosyal medya ve medya çarpan etkisi yaratınca ışık hızıyla yayılıverdi.

ABD’de ‘Today’ programının sunucusu Matt Lauer’in canlı yayında buz kovasını dökmesi işin çılgınlık boyutuna dönüşmesine epeyce katkı sağladı. Derken ‘Good Morning America’ program sunucuları da canlı yayında aynı şeyi yapıp ıslak ıslak yayına devam etti.

Gates düzeneğini çıkardı!

Ekran Resmi 2014-08-25 12.54.24#Icebucketchallenge hikayesi New Jersey Valisi Chris Christie’nin kampanyaya katılması ve Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’e meydan okuması, bunu kabul eden Zuckerberg’in meydan okuduğu Microsoft’un kurucusu Bill Gates’in ise bu konuda bir hikaye oluşturmasıyla medya için peş peşe çarpıcı hikayelere dönüşüverdi.

Gates’in buz kovası için bir düzenek çizip bu düzeneği kurup uygulamasıyla ilgili videosu 12 milyon kez izlendi.

Medya için haberdi ve bu kez medya da haberin bir parçasına dönüşmüştü. Artık, CEO’lar, Hollywood ünlüleri, sporcular, politikacılar sıraya girmişti.

Gerçi başından buz döken ABD’li siyasetçilerin bazılarının araştırma fonlarını kıstıkları da huffingtonpost’a haber oldu, hem de isimleriyle.

ABD’de de Türkiye’de miktar şaşırtıcı!

Eh, Amerika’da pişer, Türkiye’ye de düşer elbette.

Popülerlik ve eğlence amaçlı, kimi zaman saçma hareketler ve gülümsemelerle verilen pozlar peş peşe gelirken, adeta ünlüler arası oyuna dönüştü kampanya. Neden bunu söylüyoruz?

Amerikan ALS Derneği’ne kampanyayla üç günde 13 milyon dolar toplandı, 23 Ağustos itibarıyla yapılan bağış miktarı ise 62 milyon dolara ulaşmıştı. Bir önceki yıl aynı dönemde derneğe yapılan bağış 1.2 milyon dolardı.

Türkiye’de ise rakamlar muhtelif. En son söylenen 24 Ağustos itibariyle yaklaşık 207 bin TL toplandığı!

Amerikan ALS Derneği Başkanı Barbara J. Newhous bağışlar karşısında şaşkın.  Türkiye ALS Derneği Başkanı, 15 yıldır ALS hastası Trabzonsporlu İsmail Gökçek ise  ünlülerin suskunluğu karşısında…

Cem Yılmaz’dan viskili gönderme

Sokaktaki insanın 20 lira bile olsa katkı sağlamaya çalıştığını söyleyen Gökçek, “Belki 100 bin kişi katıldı kampanyaya ama gelen yardım sayısı 100’ü geçmez” demiş. (Not: 24 Ağustos itibariyle 350 kişi)

Ünlü komedyen Cem Yılmaz’ın paylaştığı video bu duruma sıkı bir göndermeydi. Videoda, ciddi bir yüz ifadesiyle önündeki buz kovasından viskisine buz koyan Yılmaz, bir yudum aldıktan sonra buz kovasını önündeki Cem Yılmaz maketinin başından aşağı döküyor ve ‘anlayana’ tek kelime etmiyordu.

Bir kampanya yedi ipucu

Lady Gaga
Lady Gaga

Dünya çapında ses getirecek bir proje oluşturmak pek çok iletişimcinin hayalini süsler. ALS ve bir kova buz hikayesi, iletişimciler için pek çok ipucu barındırıyor. Biz size yedi tanesini verelim;

1. Herkes katılabilirdi. Akıllı telefonu ve bir sosyal medya hesabı olan herkesin katılımına açıktı.

2. Kuralları son derece basitti, kolayca uygulanabilirdi

3. Süresi net ve kısaydı. Meydan okunan kişi 24 saat içinde yanıt vermeliydi ki bu da sosyal medyada çok hızlı yayılmasını sağladı.

4. Zamanlama mükemmeldi. Yılın en sıcak günlerinde başından aşağı bir kova buz veya su dökmek serinlemek için de iyi bir bahaneydi.

5. Güçlü, odaklanmış ve geniş bir tabana yayılabilecek potansiyele sahipti.

Boston College’in eski kaptanı Pete Frates ALS hastasıydı, o da işin içindeydi. Boston yapısı içinde zaten her vesileyyehızlı haberleşen bir çok grup vardı, bu grupların üst üste devreye girmesi domino etkisi yarattı. Grupların sosyal medya takipçilerinden spor ve eğlence dünyasının ünlüleri devreye girdi.

6. Basit ama açıklayıcı bir hashtag kullanıldı. Kolay, çaba hakkında bilgi veren, meydan okumayı da içeren son derece kolay bir hashtag.

7. Küçük beklentilerle başladı.

Başlangıçta, Boston Callege grupları muhtemel ki büyük bir viral kampanya yapmak adına yola çıkmadı. Akıllarında devasa bir bağış hedefi de yoktu. İnsanların ALS hastalığını ve eski takım koçları Pete’nin mücadelesini bilmesini, derneğe bağış yapılmasını istediler. Odaklandılar, tek hedefe yürüdüler, gerisi kendiliğinden geldi.

Kiss my ALS!

Ekran Resmi 2014-08-24 19.01.38ALS hastalığı konusunda farkındalık yaratmak için başlayan ve haftalar değil günler içinde dünyayı saran kampanyadaki belki de en etkili video genç bir fotoğrafçıya aitti.

Video, bir kova buzlu su görüntüsüyle başlıyor. Sonra bir genç adam ve bir araba görüyoruz. Pespembe bir bikini giymiş genç adam en seksi halleriyle arabayı temizliyor, üstüne çıkıp seksi pozlar veriyor. Şortunun arkasında ise ‘Kiss my ALS’ yazıyor. Bu sahne başından aşağı bir kova buz dökülmesiyle bitiyor ama video burada bitmiyor.

Video devam ederken, bu kez günlük giysiler içinde gördüğümüz genç, bunu neden yaptığını bize anlatıyor. “Bu sanırım hayatımda yaptığım en utanç verici şeydi” diyen gencin açıklamaları bu kez gözyaşlarıyla sürüyor.

Anthony Carbajal adındaki bu genç adam, hayatı boyunca ALS’den korkmuş, çünkü büyükannesini bu hastalıktan kaybetmiş ve lisedeyken annesine aynı teşhis konmuş, şimdi de kendisine. Bir fotoğrafçı ve deklanşöre basan parmakları uyuşmaya başlamış bile.

Ekran Resmi 2014-08-24 19.02.40

Huffingtonpost’ta rast geldiğimiz bu altı buçuk dakikalık video, gencin annesinin bakımıyla ilgili görüntülerle devam ediyor, bir ALS hastasının bakımının zorluğunu görmek istemeyen gözlerin önüne seriyor ve “Gerçekten bir fark yaratabilirsin” diyerek bitiriyor.

Ucuz PR hikayeleri peşinde koşup buz kovasını dökerken bağış yapmayı akıl etmeyenlerin magazin hamleleri, ALS pençesindeki hastalar ve onların yakınlarının bu genç adamın videosundaki gibi zorlu yaşamları arka plana itiverdi. Bir çeşit saadet zincirine dönüştürüverdi.

Ama siz boş verin ucuz PR peşinde koşanları. Farkındayım, farkındasın, farkında.