İmamoğlu Beykoz'da: Bizim cesaretimizi zalimlik ölçemez

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu Beykoz’da belediye başkanlarının gözaltına alınmasıyla ilgili “Çektirilen zulmün tek sebebi var, koltuğunu kaybetme korkusu” dedi.

Fotoğraf: İBB

Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler dahil 21 kişi ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçlamasıyla gözaltına alınmıştı.

Köseler’e destek için Beykoz’a giden İmamoğlu’nun konuşması şöyle:

* Burada bu akşam, ev sahibi olarak çıkıp, size güzel bir konuşma yapsa, Ramazan’ınızı tebrik etse, mübarek Ramazan ayının güzelliklerinden bahsederek, bu geceyi burada başka bir vesileyle Alaattin Köseler Başkanımızla yapsak, ne güzel olurdu; öyle değil mi? Ama ne yazık ki, uzun zamandır yaşadığımız kötü uygulamalar yüzünden bu şehrin, Beykoz’un evladı, doğma büyüme Paşabahçeli, 65 yaşında, Beykoz’un çok sevdiği ve son seçimde de vatandaşımızın yüksek tercihi ve desteğiyle belediye başkanı seçilen Alaattin Köseler Başkanımız, değerli dostumuz…

* Sevgili vatandaşlarım, Ramazan ayının güzel duygularıyla ve gerçekten içimiz yanarak ifade ediyorum; sabahın 04.00’ünde, bir evin kapısına dayanarak, bizim polisimizi de alet ederek ne yazık ki, o eve girip arama yaparak, o insanı, kanunsuz bir biçimde tutuklama cihetine giden, gözaltına alan o akıl…Yarın, yani bu gecenin sabahında, sabah 04.00’te, dört gün dolacak. Eğer aceleniz var idiyse, bu insanlara o saatten beri gözaltında tutarak, neyin zulmünü çektiriyorsunuz? Neyin derdi var sizde?

‘Delikanlı’

* Bakın bu insanlara bu iş yapılmaz, yapılamaz. Alaattin Köseler’e yapılan bu zulüm, sevgili başkanımıza yapılan bu baskı, bu adaletsiz uygulama, bu hukuksuz uygulama, söyleyeyim, aslında Beykoz halkına yapılıyor, Beykoz halkına ders verilmeye çalışılıyor.

* Bu belediyeye bir hafta önce, bir akşam vakti, bir evrakla geliniyor ve o evrakla buradan dosyalar isteniyor. Bakılıyor ki oradaki barkodu okutulduğunda dosyanın karşılığı yok. Bakılıyor ki orada imzası geçen ismin, gerçek anlamda o evrakta imzası yok. Tabii bu evrakla dosya alınmaya gelince, belediye başkanımız, “Bu evrak geçersiz. Ama istiyorsanız, ben yine getirir, bırakın dosyayı burada istemeyi, kendimiz teslim ederiz” diyecek kadar da delikanlı davranıyor, delikanlı davranıyor. Ama o akşam istediğini alamayan akıl, hiddetle, şiddetle, heyecanla, stresle, öfkesini çıkartmak adına bir başka operasyona geçiyor. Sevgili dostlarım, biz bu işleri yutmayız. Bakın bizim cesaretimizi, zalimlik var ya zalimlik, ölçemez, ölçemez. Bizim cesaretimizi, baskıyla hiç kimse ölçemez. Biz cesaretimizi bir avuç insandan ya da bir kişiden alanlar değiliz. Biz, cesaretimizi milletten alıyoruz, sizden alıyoruz.

*Sevgili hemşehrilerim; mübarek Ramazan ayı bizlere diyor ki, “Paylaşın.” Mübarek Ramazan ayı bizlere diyor ki, “İyilik yapın. Bir kişinin eksiği varsa eğer, sizde var ise, onu tamamlayın. Yoksulun yanında olun. İhtiyacı olanın yanında olun” diyor. Az önce İl Başkanımızla, burada bulunan milletin seçtiği Beykoz Meclis üyelerimizle konuştum. Her birisi “Bu süreçte, vatandaşın tek bir ihtiyacını bile eksiltmeden görevimizi tam yerine getireceğiz. Bir gün de olsa, birkaç gün de olsa, Alaattin Köseler Başkanımızın eksikliğini hissettirmeyeceğiz. Çünkü biz, bulunduğumuz koltuğu milletimizin namusu kabul ederiz. Onun hakkını vermeye hazırız, vereceğiz” dedi meclis üyesi arkadaşlarımız. Bizdeki görev bilinci, bizdeki göreve milletin namusu, emaneti, bakışı, işte bizim hizmetimizin esasıdır. Sevgili hemşehrilerim; Ramazan ayında, bütün İstanbul’da ve bütün Türkiye’de, en fazla konuşulan şey, yoksulluk. Öyle değil mi? Ekonomi yerle bir. Öyle değil mi? İnsanların çaresizliğini siz de duyuyorsunuz. Öyle değil mi?

* Alaattin Köseler başkanımız ve arkadaşları, belki şu an gözaltında. Beşiktaş ve Esenyurt Belediye Başkanımız, ne yazık ki haftalardır, aylardır hapiste. Bakın; 110-120 gün sonra iddianamesi yazıldı Esenyurt’un. Bu sıkıntıları bize çektiriyorlar. Ama milletimiz, bunun farkında. Milletimiz şunu biliyor; orada bir haksızlık, hukuksuzluk var diye bu zulüm çektirilmiyor. Burada bu zulüm, haksızlık var diye, hukuksuzluk var diye çektirilmiyor. Niye biliyor musunuz? Yapılmasının tek sebebi var; koltuğunu kaybetme korkusu. Koltuğunu kaybetme korkusu. Bu korkunun anlamı ne biliyor musunuz? Halkın önüne gelecek olan ilk sandık ne yapacak biliyor musun? Bunları evlerine gönderecek, evlerine. Evlerine gönderecek. Millet, bunlardan usandı. Hep birlikte mücadele edeceğiz sevgili hemşehrilerim. Hukuksuzluğa karşıda mücadele edeceğiz. Direncimizi ortaya koyacağız.

* Önümüzde, Cumhuriyet Halk Partisi’nin almış olduğu tarihi bir karar var. Ön seçim kararı var. Bizim üyelerimiz, yüz binlerce üyemiz, sandığa gidecek, kendi cumhurbaşkanı adayını sandıkta tercih edecek. Bu bir devrimdir. Bunun adı, demokrasi devrimidir. Bu demokrasi devriminin anlamı ne biliyor musunuz? Bu devrim, en çok bugünün o iktidarını korkutuyor. Sebebi ne biliyor musunuz? Orada her şey iki dudağın arasında. Bizse diyoruz ki, “Biz, sandığı milletimizin ayağına getiriyoruz.” Çünkü diyoruz ki, “Millet ne derse, o olur.” Çünkü diyoruz ki, “Millet büyüktür kardeşim, millet büyüktür. Ve egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diyoruz. İşte bu sözler, bu tutum ve tavır, bunları korkuttuğu için, bu zulümleri çektiriyorlar. Ama yılmayacağız, kararlı olacağız ve hep birlikte başaracağız.

Beykoz Belediyesi’ne konser soruşturması: Eski müdür adli kontrolle serbest

Beykoz Belediyesi’ne konser soruşturması: Eski müdür gözaltında

CHP Beykoz ilçe başkanı baskın haberini yalanladı: Savcılık evrak talep etti

Bir ‘usulsüz harcama’ incelemesi de Beykoz Belediyesi’ne