İmamoğlu, adalet bakanının istifasını MOBESE'ye bağladı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Abdulhamit Gül’ün adalet bakanlığından istifasının kendisine ait MOBESE görüntülerinin yayınlanmasından kaynaklandığını söyledi.

İstanbul’da geçen hafta etkili olan kar yağışı nedeniyle bazı yollarda kapanmış, birçok kişi mahsur kalmıştı. İmamoğlu’nun Britanya’nın Ankara Büyükelçisi Dominick Chilcott ile bir balıkçıda yemek yerken gizlice çekilen fotoğrafı sosyal medyada yayınlanmış, ayrıca restoranın önünü gösteren bir de MOBESE görüntüsü paylaşılmıştı.

MOBESE görüntüsünün paylaşılması özel hayatın gizliliği ilkesiyle ilgili tartışmaları beraberinde getirmişti. Adalet bakanının bu olaya değinmeden bir konuşmasında ilkeyi hatırlatması dikkat çekmiş, konuşmasından saatler sonra Resmi Gazete’de istifa ettiği, yerine Bekir Bozdağ’ın atandığına dair karar yayınlanmıştı.

Sözcü’den Saygı Öztürk’e konuşan İmamoğlu’nun açıklamasından satır başları şöyle:

* (Nasılsınız, sorusuna) Gayet iyiyim; ne diyelim? Ülkemizin bu sürecini hep beraber yaşıyoruz. ‘Demleniyoruz’ diyorum. Bazen ‘Daha kötü şeyler de yaşayabiliriz’ diye düşünüyorum. Ama Allah’ın izniyle zor günleri aşacağız. Değerli kalemlerin de doğru zamanlarındaki katkısıyla bu daha da kolay olacak diye düşünüyorum.

* (MOBESE kayıtlarının paylaşılması) İnşallah bundan sonra da bu tarz olaylar yaşamayız. Bu olay, adalet bakanının kellesini aldı. Birazcık düzgün kim varsa onları herhalde bu iş gibi götürecek görünüyor.

* Bu MOBESE meselesi mühim bir meseledir. Bu ve buna benzer sızdırmaların çok acı sonuçları da olabilir. Bu konudaki desteğinizi şahsım adına demiyorum ülkemizdeki hukuka adına, zaten hep yaptığınız desteğinizi esirgemeyin.

‘Çirkeflikler bile makul ama…’

* (Bakan neden alındı?) Yaptığı bir açıklama mı etkili oldu bilemiyorum. Abdulhamit Gül, ‘FETÖ’vari bir anlayış ve uygulamaların hiçbir zaman gerçekleşmemesi için hukukun gerekli tedbirleri alması en esaslı görevidir’ demiş. Sanırım, Adalet Bakanlığı’nın resmi hesabından yayınlamış bunu. Bu cümle mi ağırına gitti birilerinin ben anlamadım. Bu çok acı bir durum yani.

* Bunlar hepsi makul tartışmalar. Bunlar üzerinden çirkeflik de yapılır. Çirkeflikler bile makul ama cidden MOBESE kayıtlarının ortaya çıkarılması çok mühim meseledir. Bir hayati meseledir ve örnek teşkil eder. Böyle normalleştirdiğimiz zaman bu süreci Allah hepimizi korusun yani. Devletimize, milletimize, hukuka zarar verir. Bana dediler ki, ‘Kime güveniyorsunuz?’ Ben devletime güveniyorum, hukuka güveniyorum, milletimize güveniyorum. Bir de yaradana sığınırım yani bunun dışında insanın güvencesi olmaz ki. Allah korusun herkesi.

* (Yemeğin zamanına yönelik eleştiri) Bu konuda farklı düşünülebilir. O anda başka bir karar verilebilir ama benim baktığım pencereyi izah etmekle yükümlüyüm. O da şu: O kara rağmen bir gün önce İngiltere büyükelçisi ve karısı Ankara’dan gelmiş. Biz de karla mücadeleye karşı gereken tedbirlerimizi almıştık. Tabi çok kronik bir duruma gelmemişken bu kararı veriyoruz. Gidip bir protokol yemeğine, ağırlamasını temsiliyet görevini yapıp işimizin başına dönelim anlayışıyla bu kararı verdik. Özeti budur. Yani ülkemizde bazı şeyler çok gizli yapılınca her şey normal ama birazcık şeffaf olunca bunun üzerinde tepinmek de bir başka anlayış haline geldi. Bendeki izahı budur.

* (Ne konuştular?) Görüşme içeriğiyle ilgili savsatalar yapıldı. Yani İBB başkanı, İngiliz büyükelçisiyle, eşiyle görüşecek, yanında her ikisinin danışmanı olacak, iki tane tercüman olacak, bu ortam da ne konuşulabilir ki? Şehir konuşulur, şehirler konuşulur, ülkeler arasındaki diyalog konuşulur, ülkeler arasındaki diyalogdan İstanbul kenti nasıl daha faydalanılır konuşulur. Tatbikî sohbetin içine balığın lezzetli olup olmadığı girer, mutfak konuşulur, kadınların olduğu yerde elbette ki kadınlar konuşulur; bunlar konuşulur başka ne olacak? Yani öyle bir yerde diplomasi yemeği yiyorsunuz ki yan masanızda bir aile, arka masanızda bir aile oturuyor. Biz gizli kapılar ardında bir şey yapmadık ki çok özel manalar yüklenilsin bu işe.

‘Daha dikkat etmeliyiz’

* (Bundan sonraki tavrı ne olur?) Biz de elbette ki ‘Çok çok daha fazla dikkat etmeliyiz’ maduna geliyoruz. Ama bu insanlığımızı kaybetmemiz anlamına gelmez. Biz insanız. İnsanlar, insan olduğumuz için seviyor doğallığımızla kabul ediyor. Biz kendimize başka bir pozisyon, gizemli haller yükleyemeyiz. İnsan hatasıyla, eksiğiyle var. Bazen böyle yorumları görüyorum. Asla hata yapma şansınız yok. Ya böyle bir şey olabilir mi? Bir insanın hata yapmama şansı yok. Eksik, hata yapabilir ama öyle bir hassasiyet doğuyor ki ‘Asla hata yapma. Bu da biraz acımasız, ülkemiz insanına haksızlık bence.

* (İçişleri Bakanlığı’nın soruşturması) Ortada bir şey yok; gidin bir şey bulun araması var. ‘Onu da getirin, bunu da getirin, şu ihaleyi de getirin, şurayı da soruşturalım’ gibi böyle hattı, sınırı büyüterek gidiyorlar. Bizim için bir mahsuru yok. Ben teftiş edilmekten imtina edecek bir belediye başkanı hiç olmadım, olmam da. Ama günün sonunda; burada bir şey var, makul bir teftişten ziyade bir siyasinin boş lafı üzerine, altını doldurun çabası var. Biz saygın müfettişlere güveniyoruz. Onların teftiş ahlaklarına inanıyoruz. Yapsınlar teftişlerini göreceğiz. Henüz teftişleri bitmedi.

Adalet bakanı değişti: Abdulhamit Gül gitti, selefi Bozdağ yeniden görevde

Adalet bakanından ‘özel bilgi ifşası’ uyarısı: Hukuk buna izin vermez

İmamoğlu, Soylu’ya yüklendi: Bu nasıl bir korku, MOBESE için mi İstanbul’a geldin?

İmamoğlu, MOBESE kayıtları için savcılığa başvurdu

İmamoğlu: Devlet imkanlarıyla görüntü servis edilmesinin takipçisi olacağım