HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) denetim yetkisini internet ortamına taşıyan yasa tasarısının TBMM’de kabul edilmesinin ardından, “Yarın Netflix’i yasaklamış, YouTube’u yasaklamış bir ülke olursak ülkemiz tam bir Kuzey Kore ligine düşmüş olacak” dedi.

RTÜK artık internetteki görüntülü içeriklere yayın yasağı getirebilecek. Sulh ceza hakimi, RTÜK’ün talebini en geç 24 saat içinde duruşma yapmaksızın karara bağlayacak. Bu karara Ceza Mahkemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz edilebilecek.
AKP’nin son anda eklediği düzenlemeyle engellemelerin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nca yapılacağı yasa metnine eklendi.
‘Tam bir istibdat’
Paylan sözlerine şöyle başladı: “Şimdi, bu madde ne getiriyor internet sansüründe? Radyo, Televizyon Üst Kuruluna ‘Sen internet alanını da denetleyeceksin’ deniyor. Bu yetkiyi veriyor bu yasa. Yetmemiş radyo ve televizyonlara yaptıklarınız.”
İktidarın ‘kısmi bir özgürlük’e sahip interneti de ‘fazla gördüğünü söyleyen HDP’li vekil, “Tam bir istibdat yaratmak istiyor, tam bir sessizliğe büründürmeye çalışıyor ülkeyi ve bunun için de internet alanını da zapturapta alması lazım. Şimdi, belki biraz sonra diyecek ki iktidar temsilcileri: ‘Yok, arkadaş, ben yalnızca Adnan Hoca’yı denetleyeceğim.’ Öyle değil. Maddenin lafzına baktığımızda internette yapılan her türlü yayın için lisans alınmasını öngörüyor. Ben burada bir yayın yapsam, kenarına ‘Paylan TV’ yazsam bildiğiniz platformlardan birisine, gidip lisans almam gerekiyor Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’ndan. İnternet alanını da zapturapta aldıracaktır” dedi.
‘YouTube yasaklanabilir, Netflix yasaklanabilir’

Wikipedia’nın yasaklı olduğunu hatırlatan Paylan, “Yarın bu maddeyle YouTube kapatılabilir. ‘Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştiren bir video var’ diye RTÜK’e koştuğu anda, bu da medyaya düştüğü anda, o havuzdaki sizin yandaş gazetecileriniz bağırdığı anda YouTube yasaklanabilir. Netflix yasaklanabilir. Yarın Netflix’i yasaklamış, YouTube’u yasaklamış bir ülke olursak ülkemiz tam bir Kuzey Kore ligine düşmüş olacak. Bunlara yol vermeyelim” diye konuştu.
‘Padişahım çok yaşa’
Doğan Holding’e ait medya organlarının iktidara yakın Demirören Holding’e satılmasına da değinen Paylan, sözlerini şöyle bitirdi: “Zaten komiserleriniz oradaydı, CNN’deydi, Kanal D’deydi, Hürriyet’in içinde basın komiserleriniz vardı. Onlar televizyona kimin çıkıp kimin çıkmayacağına zaten karar veriyorlardı, şimdi havuzun suları oraya da aktı, daha fazla yandaş bir gruba CNN, Kanal D ve Hürriyet satıldı. Bakın, onlarca gazeteniz var, televizyonunuz var, hepsi aynı şeyi söylüyor zaten, hepsi ‘Padişahım çok yaşa’ diyor, hepsi. Ya, üç tane kurum zaten ‘Padişahım çok yaşa’ diyorlardı, daha fazla bağırttırmak için niye bir sanayi grubuna, size yandaş gruba daha aldırıyorsunuz ki? Radyo, Televizyon Üst Kurulu da güya bunları denetliyor. Geriye denetleyecek bir şey kalmadı ki hepsi ‘Padişahım çok yaşa’ diyor zaten.”