Sadakatsiz kocası Diego Rivera’yı alnının ortasında resmettiği otoportresi, açık artırmada 34,9 milyon dolara (364 milyon lira) satılan Meksikalı sanatçı Frida Kahlo, Latin Amerikalı sanatçılar arasında rekora imza attı.

Gözlerinden yaşlar süzülen bir Frida ve meşhur kaşlarının üzerine resmedilmiş Diego Rivera, sadakatsiz koca…
Sotheby’s müzayede evinin satışa çııkardığı ‘Diego y yo’ (Diego ve ben) isimli otoportre ismi açıklanmayan bir alıcıya gitti.
Frida’nın otoportesi Latin Amerikalı sanatçıları içinde en pahalı iş olarak rekor kırdı. Üstelik daha önceki rekorun sahibi Frida’nın gözyaşlarının sebebi Diego Rivera…
2019’da Rivera’nın ‘The Rivals’ tablosu 9,7 milyon dolara alıcı bulmuştu ve bu miktar Latin Amerika sanatı için bir rekordu.
Hayatındaki iki büyük kaza
Rekor fiyata alıcı bulmasınınn yanısıra tablo Frida ve Rivera ile çalkantılı ilişkisine de ışık tutuyor.
Kahlo, Rivera’yı ilk kez 1922’de, henüz 15 yaşında, Rivera o zamanlar dünyaca ünlü, 36 yaşında göbekli bir sanatçıyken görmüş ve ondan çok etkilenmişti.
Daha sonra 1928’de yeniden bir araya gelip ertesi sene evlenmişlerdi. Kahlo defterlerinden birine şöyle yazmıştı: “Hayatımda iki büyük kaza yaşadım, biri bana çarpan araçtı, diğeri Diego…”
18 yaşındayken yaşadığı otobüs kazası Frida’yı neredeyse öldürüyordu. Korkunç yaralar aldığı kazadan sonra acılarla dolu bir hayat sürdü. Duygusal acılarının kaynağı ise genelde Rivera idi.
Frida, ‘Diego y yo’ eserini Rivera ile ikinci evliliği sırasında, kocasının kendisinin de arkadaşı film yıldızı María Felix’le ilişki yaşadığı sırada yaptı.
İlişki kısa sürede duyulmuş, gazeteler Rivera’nın ikinci kez Kahlo’dan boşanır boşanmaz Felix’le evlenmeyi planladığını yazmıştı: “Frida’ya tapıyorum ama varlığımın onun sağlığı için kötü olduğunu düşünüyorum.”
Kahlo ilişkiyi umursamadığını söyleyip şakalar yapsa da gerçekte derin bir üzüntü duyuyordu.
Bu üzüntüsünü de tablosuna yansımıştı: Normalde sıkı sıkı ördüğü saçları bu kez açıktı, boynuna dolanmış, onu neredeyse boğar gibi görünüyordu. Derin üzüntüyle bakan gözlerinin üzerinde, kafasının tam ortasında da Rivera vardı, tıpkı hayatında ve düşüncelerinde olduğu gibi…