UNESCO’nun 2024 tarihli raporuna göre Arap Devletleri, yüzde 98 ile gazeteci cinayetlerinde cezasızlık oranının en yüksek olduğu bölgeydi. Bölgede 401 gazeteci cinayeti kaydedilirken bunların yalnızca sekizi yargısal olarak çözüme kavuşturuldu.
UNESCO’nun 2026 verilerine göre ise küresel cezasızlık oranı, ölçümlerin başladığı 2012’den bu yana ilk kez bir puan artarak yüzde 86’ya yükseldi ve gazeteci cinayetlerinin yaklaşık 10’da 9’u yargısal olarak çözümsüz kaldı.
Günümüzde gazetecilere yönelik tehditler, baskılar ve saldırılar, korku ortamı yaratmakta ve tüm vatandaşlar için bilgi, görüş ve fikirlerin özgürce dolaşımı engellenmektedir.
Birçok durumda, dünya üzerinde gazetecilere yönelik şiddet tehditleri ve saldırılar gerektiği gibi soruşturulmamakta; aksine cezasızlık, suçluları cesaretlendirmektedir.
BM Gazetecilerin Güvenliğine İlişkin Eylem Planı’nın kabul edilmesinden sonra gazetecilerin güvenliği görünürlük kazanmıştır. Bu durum, bildirge, karar ve diğer normatif metinlerin sayısındaki artışa neden olmuştur. Giderek gazetecilerin korunması, “Sürdürülebilir Kalkınma” için 2030 Gündemi’nin parçası haline gelmiştir.
Bütün bunlara rağmen gazetecilere karşı işlenen suçlarda yüksek oranda cezasızlık devam ediyor. Hatta yeni tehdit biçimleri benzeri görülmemiş şekillerde ortaya çıkıyor. Baskı ve tehdide uğramış ve uğrama riski taşıyan gazetecilerin korunması yerine sürekli artan cezasızlık; buna karşılık gazeteciler için cezalandırılma tehdidi ile yaratılan korkuların çoğaltıldığı baskılar…
Bu nedenle, “Uluslararası Gazetecilere Karşı İşlenen Suçlarda Cezasızlığa Son Verme Günü” vesilesiyle, BM Gazetecilerin Güvenliğine İlişkin Eylem Planı’nın 10. yıl dönümünde ortaya konulan Yeniden Teyit Etmek, Yeniden Bağlılık Göstermek ve Yeniden Konumlandırmak hedefini 2026 yılında da sürdürmek gerekir.