Dünya Mülteciler Günü: 40'lı yıllarda Yunanistan'dan Ortadoğu'ya…

Bugün yaşanan mülteci akının bir benzeri İkinci Dünya Savaşı yıllarında gerçekleşmiş, ancak aksi bir rotada.

BBC Arapça’dan Nidale Ebu Mrad’ın BBC Türkçe’de yer alan haberine göre Alman ve İtalyanlar Yunanistan’ı işgal ettiği sırada on binlerce kişi deniz yoluyla Ortadoğu’daki mülteci kamplarına kaçmıştı.

Fotoğraf: BBC Türkçe/Emperyal Savaş Müzesi
Fotoğraf: BBC/Emperyal Savaş Müzesi

2014 yılından itibaren başta Suriye olmak üzere Ortadoğu, Orta Asya ve Afrika ülkelerinde yaşanan çatışmalar, kıtlık ve insani krizlerden ötürü milyonlarca insan yerinden oldu. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin Dünya Mülteciler Günü nedeniyle bugün yayınladığı raporda göre, geçen yıl 5 milyon kişi daha evlerini terk etmek zorunda kaldı ve mülteci sayısı toplam 65,3 milyona ulaştı.

Yanan bir mülteci gemisinde ölen çocuklar

İkinci Dünya Savaşı yıllarında Ortadoğu’ya kaçmak zorunda kalanların çoğu savaş bittiğinde döndü. Ancak bazılarının yolculuğu trajediyle sonuçlandı. Nazi işgali sırasında Antalya’nın Kaş beldesine 2 kilometre mesafedeki Meis adasından henüz 12 aylıkken ailesiyle birlikte kaçan Eleni Karavelatzi “Böyle bir olayı unutmak zor. Sizi yaralıyor ve izleri sonsuza dek acıtıyor” dedi.

Eylül 1945’te önce Kıbrıs’a, oradan da bugün abluka altındaki Gazze’nin El Nuseyrat mülteci kampına giden aile savaş bitene dek orada kaldı.

Karavelatzi ve ailesiyle birlikte 500 Yunan mülteciyi taşıyan İngiliz gemizi SS Empire Patrol’da yangın çıkmış, aralarında 14 çocuğun da olduğu 33 kişi ölmüştü.

Halen Meis’te yaşayan Karavelatzi, denizde mülteci arayan gemileri gördükçe kendi hikayesini anımsadığını söyledi: “Annem ve babam beni bir ipe bağlayıp filikaya indirdiklerini söylediler. Ama beni indirirlerken babam filikanın dolu olduğunu görmüş ve yine yukarı çekmiş. Ben yukarı çıkarttıklarında bir kadın filikaya atlamış. Filika alabora olmuş ve bütün çocuklar boğulmuş.”

Boğulanlar arasında Eleni’nin üç kuzeni de varmış.

Yunanistan’dan Kongo’ya

Fotoğraf: BBC Türkçe/BM Arşivi
Fotoğraf: BBC Türkçe/BM Arşivi

Aynı trajediden sağ kurtulan Maria Chroni de Meis’te yaşıyor. 1937 doğumlu Chroni, bir enkaz parçasına tutunarak hayatta kalmış: “Nasıl olduğun hatırlamıyorum. Tek bildiğim bu halde denizde 10 saat kaldığım. Daha sonra babam gelip beni kurtardı.”

Nazi işgali nedeniyle Suriye’ye kaçan diğer yunan mülteciler de Halep üzerinden Mısır ve ötesine gittiler. Çoğunlukla Sakız Adası’ndan geliyorlardı. O mültecilerden Marianthi Andreai “Almanlar buradaydı ve biz açtık. Üç yaşındaydım. Kaçak yollarla Türkiye’ye geçtik ve oradan Halep’teki El Nayrab kampına giden trene bindik” dedi.

Selanik Aristo Üniversitesi’nden tarih profesörü Iakovas Michailidis, El Nayrab kampının geçici bir yerleşim olduğunu, mültecilerin daha sonra Ortadoğu ve hatta Afrika’da farklı noktalara gönderildiklerini anlattı.

Ailesiyle Sakız Adası'ndan Halep'e kaçan Marianthi Andreai Fotoğraf: BBC
Ailesiyle Sakız Adası’ndan Halep’e kaçan Marianthi Andreai (Fotoğraf: BBC)

Başka bir tanık Ioannis Stekas da önce Ortadoğu’ya, oradan Afrika’ya gittiklerini anlattı. Babasının onları yollamak için mallarını sattığını söyleyen Stekas “Babam da 10 yaşındaki kız kardeşimle ardımızdan gelmeyi planlıyordu. Ama kısa süre sonra Almanlar Türkiye’ye göçü yasakladı. Annemin anlattığına göre Çeşme’ye gidip orada bir ay kaldık. Sonra İzmir’e geçtik. Oradan trenle üç günde Halep’e gittik. 40 gün sonra Halep’ten trenle iki günde Süveyş kanalına ulaştık. Mısır’dan sonra gemiyle Kızıl Deniz’i geçip Aden’e ulaştık. İki gün gemide kaldık. Kimse nereye gittiğimizi bilmiyordu. 10 gün sonra Darüsselam’a ulaştık “ dedi.

O zamanlar altı yaşındaki Ioannis’in annesiyle yaptığı uzun yolculuk Demokratik Kongo’nun şimdi Lumumbashi adını alan Elizabethville kentine devam etmiş.

Onlar evlerine dönebildi

Evlerine dönen geçmişin mültecileri, bugünün mültecileriyle duygusal bir yakınlık hissetse de, yaşananları ancak televizyonlarından duyuyor. Balkonundan balıkçı teknelerinden inen Suriyeli mültecileri izleyen Maria Chroni “Aynı geçmişteki gibi. En zoru da çocukların gelişine tanıklık etmek” dedi.

Karavelatzi de, Yunan mültecilerin evlerine ve normal yaşamlarına dönmeyi başardığına dikkat çekti, ancak Yunanistan’ın yeni mültecilerinin yakın gelecekte bunu yapabileceklerinden emin olmadığını söyledi.

Dünya Mülteciler Günü: 65,3 milyon insan mülteci, her dakika 24 kişi evini terk ediyor

Sınır Tanımayan Doktorlar’dan mülteci anlaşmasına tepki: AB fonları reddedilecek

AB ile Türkiye arasındaki mülteci anlaşması mahkemeye taşındı

Akdeniz 2014’ten beri 10 bin mülteciye mezar oldu, bu yıl tehlike daha büyük

Birleşmiş Milletler: Akdeniz’de son bir haftada 700 mülteci boğularak ölmüş olabilir

Mülteci anlaşması ‘işliyor’: Yunanistan’a kaçak geçişler yüzde 90 azaldı

Avrupa Komisyonu önerdi: Kabul edilmeyen her mülteci başına 290 bin dolar ceza kesilsin

Geri gönderme merkezleri hapishane gibi, insanlar yalan söylenerek gemilere bindirilmiş

Akdeniz’de yine mülteci faciası: Alabora olan bottaki 80 kişi kayıp

Mülteci anlaşması yavaş ilerliyor: Bugün 18 kişi daha Türkiye’ye geri gönderildi

NATO uyardı: Ege’de mülteci trafiği azaldı ancak yeni rotalara dikkat edin

Mülteci anlaşmasının gerçek yüzü: Türkiye Pakistanlıları geri gönderecek

Sığınmacılar gelmeye başladı: Bizi cehennemden, cehenneme yolluyorsunuz

Mülteciler direnişte: Türkiye’ye hayır!

Af Örgütü’nden yeni suçlama: Türkiye Suriyeli mültecileri savaş bölgesine geri yolluyor

Mülteci anlaşması ateş altında: Uygulama zor, kurallar net değil, BM karşı

AB-Türkiye anlaşması: Yunanistan’daki sığınmacılar 4 Nisan’dan itibaren geri kabul edilecek