Dilovası yangını davasında iki tahliye: 'O balina, biz de küçük balık sürüsüyüz'

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde üçü çocuk yedi işçinin öldüğü kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin davada Ali Osman Akat ve Abdurrahman Bayat tahliye edildi. Duruşma 23 Mart 2027’ye ertelendi.

Kocaeli’nin Dilovası ilçesindeki parfüm dolum deposu yangınında hayatını kaybeden işçilerin aileleri ihmalleri anlattı.
Fotoğraf: AA

Mimar Sinan Mahallesi’ndeki Ravive Kozmetik’e ait parfüm dolum deposunda 8 Kasım 2025 sabahı yangın çıkmış, üçü çocuk yedi işçi ölmüştü; Tuba Taşdemir ve Nisa Taşdemir 17, Cansu Esatoğlu’ysa 16 yaşındaydı. İşçilere olay günü sigorta yapıldığı ortaya çıkmıştı.

Aralarında şirket yetkilileri ve kamu görevlilerinin de bulunduğu, sekizi tutuklu, biri firari 23 sanığın yargılandığı davanın beşinci duruşması görüldü.

Gebze 7’inci Ağır Ceza Mahkemesi, yangının yıl dönümüne beş gün kala iş insanı Ali Osman Akat’ı ve şirket yetkililerinin kaçmasına yardım etmekle suçlanan Abdurrahman Bayat’ı tahliye etti.

Diğer altı sanık İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Gökberk Güngör ve kamu görevlileri Cengiz Taşdemir, Nizamettin Balcı ve Necati Temiz’inse tutukluluğunun devamına karar verildi.

Kocaeli Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde toplanan yaslı aileler ve ‘Dilovası İşçi Katliamı Aileleri’ platformu üyeleri, yangında ölenlerin fotoğraflarının yer aldığı pankartlar taşıdı.

Yangında ölen Esma Gikan’ın eşi Aytekin Gikan, şöyle isyan etti:

”Fabrikada acil çıkış kapısı yok. Yangın söndürme tüpü yok. Fabrikada yangınla ilgili hiçbir önlem yokmuş. İnsan canı bu kadar ucuz olamaz. Bir sanığın bile tahliye edilmesini istemiyoruz. Tahliyeler bizim canımızı yakıyor.” 

‘İş kazası’ diye nitelenen patlamanın imalat alanındaki oksijen tüplerinin alev alması neticesinde gerçekleştiği, başka kimyasal maddelerin de patlamasıyla yangının iyice şiddetlendiği belirtilmişti. İşyerinde acil çıkış kapısının yokluğu da işçilerin ölümünde rol oynamıştı.

Kocaeli’de yedi işçiye mezar olan parfüm fabrikası. Fotoğraf: AA

‘Esas patron’ tahliye edildi

Duruşmadan sonra konuşan işçi ailelerinin avukatı Onur Fırat Kaynun, tahliye edilen Ali Osman Akat’ın ‘esas patron’ olduğunu vurguladı:

”Bizim şikayetimiz üzerine Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı bu kişiyi tutuklamaya sevk etti ama Sulh Ceza Hakimliği, ‘Buradaki ağır ceza dosyasında tutuklu olduğundan ben bu kişiyi tutuklayamam’ dedi. Kendisini balina diye tarif eden, esas patron olduğu çok açık olan kişiyi mahkeme bugün tahliye etti…

Bir mahkeme, ‘Biz kişi başka bir dosyada tutuklu olduğu için tutuklamıyoruz’ diyor. Diğer mahkeme bir ay geçmeden bu kişiyi tahliye ediyor. (Oysa) tutukluluk başka bir tutuklamaya engel değildir. Neyi hedefliyor bu yargı? Amacı ne?”

Yargı kararları arasındaki çelişkiye dikkat çeken Kaynun, ”Seçilmiş vekiller, gazeteciler, basın mensubu arkadaşlar, öğrenciler, politik mahkumlar, 15-20 defa peş peşe tutuklanabilirken sermayedarlar niye tutuklanmıyor?” diye sorguladı ve şöyle ekledi: ”Bunun tek bir cevabı var. Bu ülkede işçinin, emekçinin payına düşen şey sadece kan, ter, gözyaşı ve tabut. Biz bunu tekrar gördük.”

Gayrettepesi, Kartalkayası, Soması, Zonguldak’ı…

Kaynun şöyle devam etti:

– Ama merak etmesinler, bu bizim direncimizi artırdı, mücadele hevesimizi artırdı. Biz elimizden gelen bütün alanda, sokakta, adliyede, sendikada, baroda, nerede olursa olsun bu katliamın hesabını soracağız. Peşini bırakmayacağız. Peşini bırakacağımızı düşünenler de yanılacaklar.

– Bu mahkeme salonlarından çıkmasa bile bu aileler adalete ulaşacak. Sonuna kadar da mücadele edeceğiz. Bu dosyanın takipçisiyiz. O balina, biz de küçük balık sürüsüyüz. Biz de onu yiyebiliriz. Burada yargı balinadan korkup böyle kararlar veriyorsa bilsin ki arkada da binlerce işçi, emekçi, yakınını kaybetmiş insan var.

– Bu kaçıncı oldu artık? Gayrettepesi, Kartalkayası, Soması, Zonguldak’ı… Ne istiyor bu devlet? Bu sistem ne istiyor? Bu yargı ne istiyor? Daha ne olması lazım? İnsan ölümünden bahsediyoruz. Daha ne yaşanması lazım? Biz bu sorulara cevap arıyoruz. Bu adalet mücadelesinin peşini bırakmayacağız.


Kocaeli’deki fabrika yangını: ‘Hiçbir önlem yokmuş, insan canı bu kadar ucuz olamaz’

Parfüm fabrikasında ölen işçilere o gün sigorta yapılmış