MESUDE DEMİR
@mesudedemirr
Dünyada ve Türkiye’de halk sağlığı sorununa dönüşen Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyon (CYBE) bakımından en yüksek risk grubu 15–24 yaşlarındaki genç erişkinler. Bu yaş grubunda cinsel eğitim düzeyi düşük, partner sayısı daha fazla ve prezervatif kullanımı yetersiz.

Vajinal, anal ve oral seks de dahil olmak üzere cinsel temas yoluyla en az 30 farklı bakteri, virüs ve parazitin bulaşabiliyor. Üstelik bazı CYBE’ler gebelik, doğum ve emzirme döneminde anneden çocuğa geçebiliyor.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) verilerine göre dünya genelinde her gün 15-49 yaşlarındaki bir milyon kişiye CYBE tanısı konuyor. Tabii hasta sayısının çok daha fazla olduğunu tahmin etmek güç değil. Çünkü bu hastalıkların çoğu belirtisiz seyrediyor.
Örgüt ayrıca cinsel yolla bulaşan hastalıkların, damgalanma, kısırlık, kanser ve gebelik komplikasyonları yoluyla cinsel ve üreme sağlığı üzerinde doğrudan etkili olduğunu ve HIV riskini artırabildiğini vurguluyor.
CYBE’lerin yükünü azaltmanın önündeki ciddi engellerden biri de tedavide kullanılan ilaçlara geliştirilen direnç.
En sık görülen sekiz enfeksiyon
CYBE arasında en sık görülen sekiz enfeksiyondan dördü (frengi, bel soğukluğu, klamidya ve trikomoniyazis) tedavi edilebiliyor. Diğer dördüyse [hepatit B, herpes simpleks virüsü (HSV), HIV ve insan papilloma virüsü (HPV)] viral enfeksiyonlar.
Üroloji uzmanı Doç. Dr. Akif Diri, konuyla ilgili Diken’in sorularını yanıtladı.
Diri özellikle klamidya, bel soğukluğu (gonore), frengi (sifiliz) ve HPV gibi enfeksiyonların son yıllarda daha sık görüldüğünü söyledi.
Bunun bazı başlıca nedenleri şöyle:
- Korunmasız cinsel ilişkinin yaygınlaşması.
- Cinsel yaşamın genç yaşta başlaması.
- Sosyal medya ve dijital platformların etkisiyle daha sık partner değiştirilmesi.
Diri, antibiyotik direnci ve tarama programlarının yetersizliğinin de enfeksiyon artışının sebepleri arasında sayılabileceğini belirtti.
Kadınlar menopozdan sonra daha savunmasız
Gençler daha sık etkilense de CYBE’ler her yaş grubu ve cinsiyette görülebiliyor. Özellikle ileri yaşlarda, boşanma sonrası yeni ilişkilere girenlerde veya eş kaybı sonrası partner değiştirenlerde bu hastalıklar ortaya çıkabiliyor.
Diri, “Kadınlar menopoz sonrası daha savunmasız hale gelebilir” dedi. ”Çünkü vajinal dokular zayıflar ve enfeksiyona yatkınlık artar. Ayrıca yaşlı bireylerde bu hastalıkların belirtileri daha az fark edilebilir ve tanı gecikebilir.”

Uzun süre sessiz kalabilirler
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar çok çeşitli belirtilerle ortaya çıkabiliyor ve bazıları uzun süre belirti vermeyebiliyor.
En yaygın belirtiler şöyle:
- İdrar yaparken yanma
- Sarı-yeşil veya köpüklü genital akıntı
- Genital bölgede kaşıntı, ağrı, ülser veya siğiller
- İlişki sırasında veya sonrasında ağrı ve kanama
Ayrıca erkeklerde testis ağrısı, kadınlardaysa alt karın ağrısı ve adet dışı kanamalar görülebiliyor.
Diri, HPV ve klamidya gibi bazı enfeksiyonların uzun süre sessiz kalabildiğini ve bunun bulaş riskini artırdığını söyledi.
Kısırlık yapabilirler
Özellikle klamidya ve gonore gibi enfeksiyonlar hem kadınlarda hem de erkeklerde kısırlığa neden olabiliyor.
Kadınlarda tüplerde hasar yaparak dış gebelik ve tüp tıkanıklığına yol açabilirken, erkeklerde sperm taşıma yollarını etkileyerek epididim ve prostatta kalıcı doku hasarı bırakabiliyor.
Bu etkilerin genellikle hemen ortaya çıkmadığını belirten Diri, “Sessiz enfeksiyonlar yıllar içinde tahribat yapabilir. Tedavi edilmezse kısırlık kalıcı hale gelebilir, ama erken tanı ve uygun tedaviyle bu risk büyük oranda önlenebilir” dedi.
Sperm kalitesini düşürüyorlar
CYBE’ler prostat bezini de etkileyebiliyor ve prostatit denilen prostat iltihabına yol açabiliyor.
Diri özellikle klamidya, gonore, trikomonas ve bazı mikoplazmaların prostatta akut ya da kronik inflamasyona neden olabildiğini söyledi: “Bu enfeksiyonlar tedavi edilmediğinde kronikleşebilir ve hastada uzun süreli pelvik ağrı, idrar yakınmaları ve cinsel fonksiyon bozuklukları gibi sorunlar yaratabilir.
Ayrıca bu iltihabi süreçlerin prostatın sekresyon yapısını bozarak dolaylı yoldan sperm kalitesini düşürdüğü de biliniyor.”
Genital bölgeyi tıraş etmeyin
Prezervatif, CYBE’e karşı en etkili ve en kolay ulaşılabilen korunma yöntemlerinden biri.
Öyle ki HIV, klamidya, gonore ve hepatit B gibi vücut sıvılarıyla bulaşan hastalıklara karşı yüksek koruma sağlıyor. Fakat HPV ve herpes gibi temas yoluyla bulaşabilen enfeksiyonlara karşı koruyuculuğu sınırlı.
Dirim, “Çünkü kondomun kaplamadığı bölgelerden bulaşabilir. Bu yüzden kondom önemli bir önlemdir ama tek başına yeterli değil. Aşı, tarama ve eğitimle desteklenmeli” dedi.
Dahası, genital bölgenin tıraş edilmemesi konusunda uyardı:
“Kesikler veya kanamalar küçücük, hatta nokta kadar bile olsa genital bölge tıraşına lütfen devam etmeyin. Devam ettiğiniz sürece bu virüsleri vücudunuzun başka noktasına taşır, adeta ekersiniz. Ömür boyu sizinle yaşayacak ve kalıcı tedavisi olmayan virüsleri sürekli aktif hale getirirsiniz.”
Tek eş riski azaltır ama korumaya yetmez
Kuşkusuz partner sayısının artmasıyla risk büyüyor. Çünkü her partner, cinsel deneyimlerinde kaptığı enfeksiyonları yeni ilişkisine taşıyabiliyor.
O halde tek eşlilik CYBE’lerden korunmak için yeterli mi?
Dirim tek eşliliğin bulaş riskini azalttığını ama mutlak koruma sağlamadığını söyledi: “Özellikle bireylerin geçmişte geçirdiği enfeksiyonları fark etmemesi halinde partnerine bulaş olabilir. Bu nedenle yeni bir ilişkiye başlamadan önce CYBE taramaları yapılmalı. Ayrıca HPV ve hepatit B aşıları olunmalı. Korunmasız ilişkiden kaçınılmalı ve bağışıklık sistemi güçlü tutulmalı.
Bilinçli cinsel davranış, kondom kullanımı ve düzenli jinekolojik ve ürolojik kontroller çok önemli.”
Yıldönümleri ve tatillerde daha fazla cinsel ilişki yaşanıyor
36 ülkede yaklaşık 30 bin kişiyle yapılan Durex Global Cinsellik Araştırmasına göre Türkiye prezervatif kullanımında yüzde 30 ile 20’nci sırada yer alıyor.
Ortalama ilk cinsel deneyim yaşı 20. Cinsellik hakkında bilgi edinmek için ilk kaynaksa arkadaşlar.
Dünya genelinde ilk cinsel deneyimde en çok tercih edilen korunma yöntemi yüzde 55’le prezervatif iken, bu oran Türkiye’de yüzde 49,7’ye düşüyor.
Ayrıca katılımcıların yüzde 54’ü ilişkilerinden oldukça memnun olduğunu, yüzde 49’u da başarılı bir ilişkinin en kritik parçasının cinsellik olduğunu söylüyor.
Çiftlerin yüzde 44’ü yıldönümlerinde ‘çok daha fazla‘ cinsel ilişkiye girdiklerini, yüzde 47’si de tatillerde daha fazla cinsel ilişki yaşadıklarını ifade ediyor.