Dönemin Erzincan başsavcısı İlhan Cihaner’in de yargılanıp beraat ettiği ‘Erzincan Ergenekonu’ diye bilinen davanın ‘gizli tanık Efe’si, eski İliç savcısı Bayram Bozkurt, dönemin özel yetkili savcılarının tanıklık yapması konusunda talepte bulunduklarını söyledi ve ekledi: “Cihaner’in Cemaat’e savaş açtığını söylediler.”

2010’da Cihaner, Gülen Cemaati hakkında soruşturma yürütürken tutuklanmıştı. O günkü savcılık iddiasına göre Cihaner orgeneral Saldıray Berk, istihbaratçı deniz albay Dursun Çiçek ve jandarma alay komutanı Recep Gençoğlu ‘Ergenekon örgütü’yle bağlantılı darbe planlıyordu.
Soruşturmayı yürüten dönemin Erzurum özel yetkili savcısı Osman Şanal, İliç ilçesinde savcılık yapan Bozkurt’u gizli tanık olarak kullanmıştı. Şanal, halen ‘FETÖ’ soruşturmasından tutuklu.
‘Savcının Alevi olduğunu söylediler, gaz verdiler’
AA’nın haberine göre, darbe girişimi sonrası görevlerinden ihraç edilen ve çıkarıldıkları mahkemelerce tutuklanan Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Hakimler Savcılar Kurulu (HSYK) üyelerinin yargılanmasına devam edildi.
İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesi’nce, Yargıtay Genel Kurul Salonu’nda görülen davada eski Yargıtay üyesi sanık Çetin Şen ikinci kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya sanık Şen ile avukatları ve yakınları katıldı.
Duruşmada, sanık Şen hakkında ifade veren Bozkurt, tanık olarak dinlendi.
Tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS’le duruşmaya bağlanan Bozkurt, ‘Cemaat mensubu’ olduğunu ancak 2011’de uzaklaşmaya başladığını savundu.
HSYK’nın yapısının değiştirilmesinin ardından 2011’de Yargıtay üyeliğine seçilen Çetin Şen’i Erzincan’daki olaylar sırasında tanıdığını söyleyen Bozkurt, şunları anlattı: “O sırada ben savcıydım. İlhan Cihaner’in tutuklanması meselesi sırasında cemaatin çeşitli kollarından tanıklık yapmam için telkinde bulunuldu, tanıklık yapmam için bana baskı yapılmıştı. Özel yetkili savcılar, yargının önde gelen isimleri tanık olarak ifade vermemi istedi. Bunların arasında Çetin Şen de vardı. Çetin Şen ile de hem telefonla hem de Ankara’ya gelerek görüştüm. Bana ‘Ergenekon’da tanık olarak ifade ver’ dedi.”
‘Danıştay abisi’ olarak bilinen eski Danıştay üyesi Galip Tuncay Tutar’ın o dönem Adalet Bakanlığı Ceza İşleri genel müdürü olduğunu, daha önceden tanıdığı Tutar ile de bu konuyu görüştüklerini anlatan Bozkurt şöyle devam etti: “Beni Ankara’ya çağırdılar. İkisiyle de görüştüm. Bana Ergenekon davasında tanıklık yapmam için telkinde bulundular. O dönem hakkımda soruşturma vardı. Sonradan hepsinden aklandım. Hakkımda soruşturma açan savcının Alevi olduğunu söylediler, gaz verdiler.”
O dönemde görev yapan özel yetkili savcıların da tanıklık yapması konusunda talepte bulunduklarını anlatan Bozkurt, “O dönemde 3-4 yıllık savcıydım. 17 ayrı suçtan hakkımda soruşturma açılmıştı. İlhan Cihaner’in cemaate savaş açtığını söylediler” dedi.
‘Yüzlerce subay tutuklanacaktı’

Bozkurt, sanık Çetin Şen’in kendisini İliç Savcılığındaki makam telefonu ve cep telefonundan birkaç kez arayarak telkinlerini sürdürdüğünü, Şen’in ‘cemaat mensubu’ olduğunu bildiğini söyledi.
Erzincan başsavcılığı döneminde İlhan Cihaner ile samimi olduğunu, 3’üncü Ordu Komutanlığı’ndaki birçok askerle de diyaloğu bulunduğunu öne süren Bozkurt, şöyle devam etti: “O dönemde cemaatten soğumuştum. Hakkımda yürütülen soruşturmalar ve Cihaner’e yakın olmam nedeniyle beni seçtiler. Şen ve özel yetkili savcılar birçok ismi soruşturmaya katmak istediler. 2009’da 3’üncü Ordu Komutanlığı’nda iç güvenlik semineri yapılıyordu. Cemaat mensupları bana, ‘Sen bunları tanımıyorsun, bunlar darbe planlıyorlar’ dedi. Cemaatin bu yöndeki telkiniyle 3’üncü Ordu’da yapılan güvenlik toplantılarının darbe toplantısı olduğuna inandım. Bu kişilerin Ergenekon mensubu olduğu şeklinde ifade vermemi istediler. Bu kişileri ekarte etmek istediler. Beni kullandılar. Tam istediklerini yapmadım, kısmi tanıklık yaptım. Onların tam istediğini yapsaydım o dönemde daha yüzlerce subay tutuklanacaktı.”
Şen’in kendisine neler söylediğinin sorulması üzerine Bozkurt, “Tanık olarak ifade vermemin öneminden bahsetti. Baskı yaptı. Kendisi etkin bir konumda bulunduğu için bu telkinleri yaptı. İlhan Cihaner’i de aradığını biliyorum” dedi.
Tanık anlatımlarına karşı söz verilen sanık Şen ise Bozkurt’u ilk defa gördüğünü iddia etti ve “Cemaat mensubu olduğum kanısına nasıl ulaştınız” diye sordu.
‘Osman’a güven, Cemaatçidir, ne diyorsa onu yap’

Bozkurt, Şen ile herhangi bir Cemaat toplantısında bir araya gelmediğini belirterek, Şen ile eski Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun Kızılay’daki binasında ve Mustafa Kemal Mahallesi’ndeki bakanlık ek binasında iki kez görüştüğünü anlattı. Şen ile birçok kez telefonla da görüştüğünü savunan Bozkurt, “Galip Tuncay Tutar ile çok samimiydim. O da Şen’in cemaat mensubu olduğunu söylemişti” dedi.
Bozkurt, Şen’in İliç Adliyesi’ni aradığını, bunun kayıtlardan çıkarılabileceğini de belirtti.
Duruşma savcısının, “Daha önceki ifadenizde, Çetin Şen’in size ‘Osman Şanal ne istiyorsa onu yap’ şeklinde talimat verdiğini söylemişsiniz” şeklindeki hatırlatması üzerine Bozkurt, o dönemde birçok kişinin kendisine, “Osman’a güven, cemaatçidir, ne diyorsa onu yap” diyi baskı yaptığını iddia etti.
Tanık olarak dinlenen Bozkurt, bu süreçte biraz uzaklaşmasına rağmen cemaat ile bağının devam ettiğini belirterek, “Beni cemaate tekrar kazandırmak için, yaptığım hatanın kefareti olması için bana şans tanıdılar” diye konuştu.
Sanık Çetin Şen ise Erzincan’daki Ergenekon davasının ‘gizli tanığı’ Bayram Bozkurt’un yaptığı yalan tanıklık nedeniyle ceza aldığını, bu kişinin beyanlarına itibar edilemeyeceğini öne sürdü.