Çin artan Chikungunya vakaları nedeniyle halk sağlığı için ‘acil durum’ ilan etti.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yetkilileri 24 Temmuz’da virüsün yayılımının 2004-2005 yıllarında Hint Okyanusu’ndaki ada ülkelerinde görülen büyük salgına benzer bir seyir izlediğini duyurmuştu. O dönem yaklaşık yarım milyon kişi bu virüsle enfekte olmuştu.
DSÖ küresel salgın ihtimaline karşı uyarmıştı.
TRT Haber’in aktardığına göre Guangdong eyaletinin Jiangmen şehrinde Chikungunya ateşi vaka sayısı 1714’e yükseldi.
Salgın nedeniyle 3’üncü seviye ‘halk sağlığı acil durumu’ ilan edildi.
Jiangmen’da 19 Eylül’e dek bin 714 vaka tespit edilirken vakaların tamamının hafif düzeyde olduğu, ağır hasta ve can kaybının görülmediği belirtildi.
Chikungunya nedir, nasıl korunmalıyız?
Chikungunya, tropikal ve subtropikal bölgelerde yaygın olarak görülen ve sivrisinekler aracılığıyla bulaşan bir virüs türü.
Ateş, baş ve kas ağrıları gibi grip benzeri belirtilerle kendini gösteren hastalık, adını Tanzanya’daki Bantu halkı Makonde dilinden alıyor. Kelime anlamı olarak ‘kambur yürüyen’ şeklinde çevrilen bu terim hastalığın neden olduğu yoğun eklem ağrılarına işaret ediyor.

Vakaların büyük kısmı semptomsuz ya da hafif geçirilse de özellikle yaşlılar ve kronik hastalıkları olanlar için ciddi risk oluşturabiliyor. DSÖ sözcüsü Rojas Alvarez, ölüm oranının yüzde 1’in altında olduğunu, fakat milyonlarca vaka içinde bu oranın binlerce ölüme karşılık gelebileceğini söyledi.
Uzmanlar, aşıya ek olarak sivrisinek ısırıklarından korunmak için şu önlemlerin alınmasını öneriyor:
- Açık renkli, uzun ve mümkünse böcek kovucu ile işlenmiş giysiler giymek,
- En az yüzde 30 DEET içeren sivrisinek kovucu ürünler kullanmak,
- Pencerelere sineklik takmak, yatakta cibinlik kullanmak,
- Sivrisineklerin üreyebileceği saksı altlıkları, açık su kapları gibi alanları temizlemek.