ÇHD davasında avukatlara ceza yağdı

CANAN COŞKUN

canancoskun@diken.com.tr

@canancoskun

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Halkın Hukuk Bürosu (HHB) üyesi avukatların mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılandığı davada ceza yağdı. Mahkeme, 20 avukata toplamda 146 yıl yedi ay hapis cezası verdi.

Tutuklu yargılanan Selçuk Kozağaçlı, Barkın Timtik ve Oya Aslan’ın tutukluluğunun devamına hükmedildi. Kozağaçlı, hüküm açıklandıktan sonra “Asla kabul edilemez bir karar, biz de kabul etmeyiz, Ebru Timtik ölümsüzdür” dedi.

Çizim: Murat Başol

İstanbul 18’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hafta başından bu yana Silivri Cezaevi Yerleşkesi’nin içindeki duruşma salonunda görülen davanın son oturumu bugündü.

Duruşma salonundaki jandarma sayısı hafta boyunca salonda bulundurulan jandarma sayısından çok daha fazlaydı, 100’den fazla jandarma salonda bulundu. Salondaki jandarmaların kaskları, kalkanları ve copları da vardı.

Duruşmayı HDP Milletvekili Züleyha Gülüm, İstanbul Barosu Başkanı Filiz Saraç ve ABD ve Avrupa’dan savunma örgütü ve baro temsilcileri de takip etti.

Tutuklu avukatlar Selçuk Kozağaçlı, Özgür Yılmaz, Barkın Timtik ve Oya Aslan salona getirildiğinde alkışlarla karşılandı. 

Duruşma başında avukatlardan biri, salonda silahlı kişilerin bulunduğunu söyleyerek uygulamaya tepki gösterdi. Mahkeme başkanı Ali İhsan Horasan da içerideki silahlı kişilerin güvenlik gerekçesiyle salonda bulunduğunu belirtti.

Başkan Horasan, dün beş avukatı dinlediğini söyleyerek bu kişilerin “Tüm sanıklar müdafi” dediği için avukatların savunma yaptığını sayacağını belirtti. Horasan, kumpas davalarına ve ‘FETÖ’nün ilk kumpas davasına baktığını da ekleyerek sanıkların son sözlerini soracağını ve hükmü açıklayacağını söyledi. 

Betül Vangölü Kozağaçlı’nın avukatı Burak Yılmaz, başkanın savunma hakkını kısıtlamasıyla ilgili konuştuktan sonra Başkan Horasan avukatlara kısa sürmesi kaydıyla savunma hakkı tanıdı. Selçuk Kozağaçlı’nın talebiyle salondaki jandarmaların bir kısmı dışarı çıkarıldı. Yılmaz, konuşmasının devamında ÇHD Ankara Şubesi’nde suç delili olarak herhangi bir şey bulunamadığını söyledi. Suç delili olarak dosyaya konan basın açıklamalarının da yasal olduğunu belirtti. 

Avukat Ali Şafak da “Tabii ki bize kumpas kuracaklar, Erdoğan’ın kaba etinin kılıyık diyene mi kuracaklar” diye sordu ve “Eskiden FETÖ’cüler vardı, bugün de Sülücüler” diye konuştu. 

’Savcı maklubeyi fazla kaçırmış’

Avukat Hüseyin İnan İzmirlioğlu da davanın iddianamesinde suç olarak yer alan Engin Çeber davasının sanık avukatlarından biri olduğunu söyledi ve “Savcı belli ki yeterli protein alamamış, hep karbonhidratla beslenmiş. Maklubeyi de fazla kaçırdığından bu mütalaayı hazırlamış. Siz de bunlarla karara çıkmaya hazırlanıyorsunuz” diye konuştu. 

‘Ebru Timtik hep aklımızda olacak’

Dava sürecinde girdiği ölüm orucu sonucu yaşamını yitiren avukat Ebru Timtik’in avukatı Çiğdem Akbulut da “Şunu bilin ki 27 Ağustos 2020’den bu yana bu salona gelen herkes aklında Ebru Timtik’le geldi. Bu duruşma bittiğinde de sadece Türkiye’nin değil dünyanın dört bir yanına gideceğiz ve hak mücadelesi verirken aklımızda hep Ebru Timtik olacak” diye konuştu. 

Son sözler

Avukatların savunmalarının tamamlanmasından sonra mahkeme başkanı Ali İhsan Horasan, sanık avukatlara son sözlerini sordu. 

Selçuk Kozağaçlı: Bütün bu güzel savunmaların size unutturmaması gereken şey, 10 yılın en önemli olayı dijital kütüklerdi. 10 yıl önce başımıza örülen belgeleri bu hafta başımızdan çıkardık. Kütüklerde bu bilgiler yok. Bunu bilerek karar vereceksiniz. Daha iyi bir komplo kurulmuş olabilirdi, ama olmadı. Biz asla bu tip komplolarla avukatlıktan taviz vermeyiz. Bundan sonra da öyle olacak. Bir gerçeğin ortaya çıkması bu kadar organize bir yalanı hemen ortadan kaldırmaz, ama gerçekler ısrarcıdır. Biz avukatız, bu mücadeleyi mutlaka biz kazanacağız. 

Oya Aslan: Yargı sopası diye bir kavram gelişti. Yargı sopasının fotoğrafı işte bu görüntü. Savunmalarımızı tamamlayamadık. Bu sizin yargılamanızın anteti olacak. Hayat Ebru’yu doğruladı. Son sözü Ebru söyledi. 

Barkın Timtik: İyi ki Halkın Hukuk Bürosu’nun avukatıyım, iyi ki ÇHD’nin neferiyim. Benim açımdan bu dosya 27 Ağustos’ta kapandı. Ebru 30 kiloydu, onun bedeninin altında kaldı yargı sistemi. Bizim kalbimizdeki yeri hiçbir zaman dolmayacak. Ben inanıyorum ki Türkiye’ye de adaletli günler gelecek, ellerimizle sağlayacağız. 

Özgür Yılmaz: Böyle bir ortamı kimse yaşayamaz, büyük bir onur. Bana savunma yaptırılmadı. Hayatımda ilk defa bir davada hukuki savunma yapacaktım, yapamadım. Hep siyasi savunmalar yaptım. Sizin Hollanda-Belçika dediğiniz belgeler, Adli Tıp Kurumu’na yolladığınız hard diskte yok, yok, yok. Buna rağmen hüküm kuracaksınız. 50 yaşıma geldim, yaptığım hiçbir şeyden pişman olmadım. Özgür ve bağımsız bir vatan için, sosyalizm için mücadele etmeye devam edeceğim. Haklıyız, kazanacağız. 

Gülvin Aydın: Biz sadece avukatlık yaptık. Üzerimize düşen toplumsal sorumlulukları yerine getirdik. 

Serhan Arıkanoğlu: Sahte delillere dayanan davalarda çocuklar babalarını savunmasın diye adil bir karar vermenizi bekliyorum.

Güray Dağ: 21 yıldır avukatlık yapıyorum. Yaptığım hiçbir şeyin suç olmadığını düşünüyorum. 

Betül Vangölü Kozağaçlı: Son sözümüzü söylemek için çıktım buraya ama bu dosyanın gereği en başında düşünüldü. Bugün o hüküm yüzümüze okunacak. Son söz aşamasına geldiysek de dava bitmedi. Bu son söz son söz değil, bu adil yargılanma hakkının ihlali. Siyasi davalara bakan mahkemeler, DGM’ler, ÖYM’ler kapatılırken iktidar onları lanetleyerek kapatmıştır. Bu yargılama da örnek olacak. Bu bizim tarihimize geçtiği kadar sizin tarihinize de geçecek. 

Güçlü Sevimli: 10 yıldır bu davayı takip eden meslektaşlarıma teşekkür edenim.

Mahkeme, son sözlerin ardından hemen hükmünü açıkladı. Zeki Rüzgar ve Günay Dağ açısından ayırma kararı veren mahkeme, Ebru Timtik hakkında da düşme kararı verdi.

Ceza yağdı

Mahkemenin hükmü şöyle:

Şükriye Erden: ‘Örgüt propagandası yapmak‘ suçundan dört kez 10 ay hapis cezası. (Hükmün açıklanması geri bırakıldı)

Özgür Yılmaz: ‘Örgüt propagandası yapmak‘ suçundan bir yıl hapis cezası. (Özgür Yılmaz, İstanbul 37’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği hapis cezası kesinleştiği için hükümlüydü.)

Naciye Demir: ‘Örgüt propagandası yapmak‘ suçundan beş kez 10 ay hapis cezası. (Hükmün açıklanması geri bırakıldı)

Güray Dağ, Efkan Bolaç, Serhan Arıkanoğlu, Mümin Özgür Gider, Metin Narin, Sevgi Özer Sönmez, Alper Tunga Saral, Rahim Yılmaz, Selda Yılmaz:Örgüt üyeliği’ suçundan her birine ayrı ayrı altı yıl üç ay hapis cezası 

Gülvin Aydın: ‘Örgüt üyeliği’ suçundan altı yıl üç ay hapis cezası, ‘örgüt propagandası yapmak‘ suçundan 10 ay hapis cezası. (Hükmün açıklanması geri bırakıldı)

Güçlü Sevimli:Örgüt propagandası yapmak‘ 10 ay hapis cezası (Hükmün açıklanması geri bırakıldı), ‘örgüt üyeliği‘ suçundan altı yıl üç ay hapis cezası. 

Betül Vangölü Kozağaçlı: ‘Örgüt üyeliği’ suçundan altı yıl üç ay hapis cezası, ‘örgüt propagandası yapmak‘ suçundan iki kez 10 ay hapis cezası. (Hükmün açıklanması geri bırakıldı)

Taylan Tanay: ‘Örgüt üyeliği’ suçundan altı yıl üç ay hapis cezası, ‘örgüt propagandası yapmak‘ suçundan beş kez 10 ay hapis cezası (Hükmün açıklanması geri bırakıldı), ‘direnme’ suçundan 10 ay hapis cezası. (Hükmün açıklanması geri bırakıldı)

Oya Aslan: ‘Örgüt üyeliği’ suçundan 10 yıl altı ay hapis cezası, ‘örgüt propagandası yapmak‘ suçundan altı kez bir yıl hapis cezası

Barkın Timtik: ‘Örgüt üyeliği’ suçundan 12 yıl hapis cezası, ‘örgüt propagandası yapmak‘ suçundan altı kez bir yıl hapis cezası, ‘direnme‘ suçundan bir yıl hapis cezası.

Selçuk Kozağaçlı: ‘Örgüt üyeliği’ suçundan 12 yıl hapis cezası, ‘örgüt propagandası yapmak‘ suçundan bir yıl hapis cezası

Ne olmuştu?

ÇHD ve HHB üyesi avukatlar hakkındaki dava 2013’te başladı. Dosyayı darbe girişiminden sonra ihraç edilen ve tutuklanan savcı ve emniyet görevlileri hazırladı.

Bu dava sürerken aynı delillerle dernek üyesi bazı avukatlara 2017’de bir operasyon daha düzenlendi. Bu operasyonun sonucunda İstanbul 37’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde bir dava daha açıldı. Bu davanın bazı sanıkları ilk davada da yargılanıyordu.

2017’de başlayan davanın ilk duruşması Eylül 2018’de görüldü. Beş gün süren ilk duruşmadan sonra mahkeme tutuklu bütün avukatları tahliye etti. Aynı gece savcı karara itiraz etti ve tahliye edilen avukatlar hakkında aradan 24 saat geçmeden tekrar tutuklama kararı verildi. Tahliye veren hâkim de başka bir mahkemeye gönderildi. Mahkeme başkanlığına da hâkim Akın Gürlek getirildi. Gürlek, avukatlar hakkında iddialarda bulunarak tutuklanmalarını sağlayan tanık Berk Ercan’ı soruşturma aşamasında tutuklayıp yargılama aşamasında da tahliye etmişti. 

Mahkeme, bu davada Mart 2019’da avukatlara ceza yağdırdı. Avukatlar toplamda 159 yıldan fazla hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay 16’ncı Ceza Dairesi, Eylül 2020’de 14 avukat yönünden mahkûmiyet kararını onadı. Selçuk Kozağaçlı ve Barkın Timtik’in İstanbul 18’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘örgüt yöneticiliği’ suçlamasıyla yargılandığını, 2017’deki dosyada ise ‘örgüt üyeliği’ suçlamasıyla yargılandığını anımsatan Yargıtay, bu kişilerin mahkûmiyetini bozdu ve dosyaların birleştirilerek değerlendirilmesine hükmetti. Böylece yargılama Barkın Timtik ve Selçuk Kozağaçlı yönünden ilk dosyada birleşti.

Dava kapsamında tutuklu yargılanan avukat Ebru Timtik, adil yargılanma talebiyle 238 gün boyunca ölüm orucu tutmuş, 27 Ağustos 2020’de yaşamını yitirmişti. 

Davanın dayanağı olan ve yıllardır asıllarına ulaşılamayan Belçika-Hollanda belgeleri geçtiğimiz ocak ayında mahkemeye ulaşmıştı. Mahkeme başkanı Ali İhsan Horasan, bu belgelerin Hollanda’daki bir operasyonda ele geçirildiğini ve asıllarının 2005 tarihli bir mahkeme dosyasında bulunduğunu söylemişti. Horasan, bu DVD’nin 25 Ocak 2007’den bu yana hiç açılmadığını belirterek, incelenmesi için Adli Tıp Kurumu’na göndermişti. Avukatlar, söz konusu belgelerin bulunduğu DVD’nin müdahaleye uğramış olabileceğini söylemiş, başkan Horasan da “Bu belgeler orijinal, çünkü Ramazan Akyürek’in yazısında orijinal olduğunu söylüyor” diye yanıt vermişti. Oysa başkan Horasan, bu mahkemedeki görevinden önce İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin başkanı olarak Hrant Dink davasında Emniyet İstihbarat eski daire başkanı Ramazan Akyürek’i tutuklu yargılamıştı. Akyürek, yargılama sonunda ‘resmi belgede sahtecilik’’resmi belgeyi yok etmek’ ve ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçlarından mahkûm edilmişti.

Söz konusu belgelerle ilgili rapor ise eylül ayında görülen duruşmasında dava dosyasına girmişti. Rapora göre, CD ve DVD’lerin herhangi bir müdahaleye uğrayıp uğramadığı araştırılmadı. Mahkeme, dosyaya gelen ATK raporunun yeterli olduğunu söyleyerek avukatların süre taleplerini de reddetti.

Belgeler mahkemeye ulaştığında duruşma savcısı Haluk Tunç, 17 Kasım 2021’de görülen duruşmada açıkladığı esas hakkındaki mütalaasını tekrar etmiş, avukatların tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etmişti. Savcı Tunç, esas hakkındaki mütalaasında avukatların ‘örgüt yöneticiliği’‘örgüt üyeliği’ ve ‘örgüt propagandası’ suçlarından cezalandırılmasını talep etmişti.

ÇHD/HHB Davasında sona doğru: Davanın temel delili sahte

ÇHD davası: ‘Belgede sahtecilik’ten ceza alan polisin arşivlediği belge incelenmedi

ÇHD davası: Selçuk Kozağaçlı ve Barkın Timtik’in tutukluluğu devam

ÇHD davası: ‘Belgede sahtecilik’ten ceza alan müdürün imzaladığı belge dosyada

ÇHD davası: Kozağaçlı ve Timtik tahliye edilmedi; dosya mütalaa için savcılığa

‘ÇHD davası’: Selçuk Kozağaçlı ve Barkın Timtik’in tutukluluğu devam

ÇHD davası: Yargıtay 14 avukata verilen hapis cezalarını onadı

ÇHD davası: Kozağaçlı dahil altı avukat yeniden tutuklandı

Gözaltı kararı çıkarılan ÇHD genel başkanı: Hapiste yatarız, hesabını da sorarız

Tahliyeden hemen sonra: ÇHD ve HHB’li avukatlara gözaltı kararı

ÇHD davası: Tüm tutuklu avukatlara tahliye kararı