‘Altın kan’, yani ‘Rh null’ kan grubu altı milyonda bir kişide görülüyor. Bilim insanları şimdi bu kan grubunu laboratuvarda yeniden üreterek hayat kurtarmayı umuyor.

Kan nakli modern tıbbı kökten değiştirdi fakat bu işlemden faydalanamayanlar da var. Bunlar genellikler nadir görülen kan gruplarına sahip olanlar.
Ekim 2024 itibarıyla bilinen 47 kan grubu var.
En nadir kan grubu dünyada sadece 50 kişide tespit edilen Rh null (-) .
Bu kan grubuna sahip kişilerin ihtiyaç duymaları durumunda gerekli kanı bulabilme şansları çok düşük. Bu kişilere kendi kanlarını dondurarak saklamaları tavsiye ediliyor.
Fakat bu kan grubunu değerli yapan tek şey nadir görülmesi değil. Tıp ve araştırma camiasında bu kan grubuna, geniş kullanım alanlarından ötürü ‘altın kan’ da deniyor.
BBC Türkçe’nin haberine göre bilim insanları bağışlanan kanın kullanımını sınırlayan bağışıklık sorunlarını aşmanın yollarını ararken Rh null kan grubunun evrensel kan nakillerine yardımcı olabileceği tahmin ediliyor.
Kan grupları nasıl sınıflandırılıyor?
Vücudumuzda dolaşan kanın türü, kırmızı kan hücrelerimizin, yani alyuvarlarımızın yüzeyindeki bazı belirteçlerin varlığı ya da yokluğuna göre belirleniyor.
Antijen olarak bilinen bu belirteçler, hücre yüzeyinden dışarı uzanan protein ve şekerden oluşuyor. Bağışıklı sistemi bunları tespit edebiliyor.
Bunu Bristol Üniversitesi’nden hücre biyoloğu Prof. Ash Toye daha anlaşılır haliyle şöyle anlatılıyor: “Eğer kendi kanınızdan farklı antijenler taşıyan bir donör kanı nakledilirse, vücut buna karşı antikorlar üretir ve o kana saldırır. Aynı kan size yeniden verilirse, bu hayati tehlike oluşturabilir.”
Ekim 2024 itibarıyla bilinen 366 farklı antijen var.
- A grubu kanda A antijenleri
- B grubu kanda B antijenleri
- AB grubu kanda hem A hem B antijenleri
- O grubuysa her iki antijeni de içermez.
Her grup Rh negatif ya da pozitif olabilir.
O negatif kan grubundaki insanlar ‘evrensel donör’ olarak tanımlanır çünkü kanlarında ne A, ne B ya da Rh antijenleri vardır.
Fakat 0 negatif donör kanı verilen bir kişi, bu kandaki bazı diğer antijenlere bağışıklık tepkisi verebilir. Bazı antijenler bağışıklık sistemine diğerlerinden daha büyük tehdit oluşturur.
50’den fazla da Rh antijeni var. Rh negatif derken aslında Rh(D) antijeninin yokluğunu ifade ediyoruz, ama alyuvarlarda bundan başka da Rh proteinleri bulunuyor.
Rh null grubundaki insanların kanındaysa bu 50 Rh antijeninden hiçbiri bulunmaz. Bu kişiler başka hiçbir gruptan kan alamazken kendi kanları Rh kan türlerinin birçoğuyla uyumludur.
O Rh null kan grubu işte bu nedenle çok değerli. Bu kan grubu, ABO’nun tüm çeşitlerine sahip insanlar da dahil dünya nüfusunun çoğunluğuna verilebilir.
Hastanın kan grubunun bilinmediği acil durumlarda alerjik reaksiyon ihtimali çok düşük olduğu için o kişiye O Rh null kan verilebilir. İşte tam bu nedenden dünyanın dört bir yanında bilim insanları bu ‘altın kanı’ üretebilmenin yollarını arıyor.
Laboratuvarda üretilmesi mümkün mü?
Bristol Üniversitesi’nden Prof. Toye ve ekibi 2018’de Rh null kanını laboratuvarda üretmeyi başardı. Bunun için laboratuvarda üretilen olgunlaşmamış alyuvarlardan oluşan bir hücre popülasyonu kullandılar.
Ekip daha sonra Crispr-Cas9 adı verilen gen düzenleme tekniğini kullanarak kan nakli uyumsuzluklarının çoğuna neden olan beş kan grubunun antijenlerini kodlayan genleri devre dışı bıraktı.
Bu beş grup içinde en yaygın olan ABO ve Rh antijenlerin yanı sıra Kell, Duffy ve GPB’yi de bulunuyordu.
Bu şekilde üretilen kan hücreleri tüm yaygın kan gruplarıyla uyumlu olmakla kalmayıp, Rh null ve her dört milyon insanda bir rastlanan Bombay fenotipi gibi gruplara da verilebiliyor.
Bu son kan gruplarındaki kişilere O, A, B ya da AB türü kan verilemiyor.
Fakat gen düzenleme teknikleri dünyanın birçok yerinde hâlâ tartışmalı ve sıkı kontrol edilen bir konu. Bu yöntemle üretilen kan tipinin onay almadan önce birçok klinik deney ve testten geçirilmesi gerekiyor.
Prof. Toye kurduğu yan şirket Scarlet Therapeutics de Rh null da dahil ender rastlanan kan gruplarından insanlardan kan bağışı topluyor.
Ekip bu kan örneklerinden, laboratuvar ortamında sınırsız sayıda alyuvar üretilmesini sağlayabilecek hücre popülasyonları (hücre hatları) oluşturmayı umuyor.
Laboratuvar yapımı bu kan, nadir kan gruplarından insanlarda acil durumlarda kullanılmak üzere dondurulup saklanabilir.
Prof. Toye’nin yakın zamanlı hedefi, gen düzenleme tekniği kullanmadan laboratuvarda nadir kan grubu bankaları oluşturmak.
Fakat profesör gen düzenleme tekniğinin gelecekte önemli bir rol oynayabileceğini düşünüyor: “Burada yapmaya çalıştığımız şey bir anlamda donörleri dikkatlice seçerek, antijenlerinin tümünü olabildiğince çok kişiyle en uyumlu hale getirmek.”