Dünya artık ‘risklerin’ değil, belirsizliğin dünyası. Risk ölçülebilir, belirsizlik ise ölçülemez. Çünkü belirsizliğin içinde ‘bilinmeyen bilinmeyenler’ vardır. Tahmin çoğu zaman yetersiz kalır. BCG, Heidrick & Struggles ve INSEAD’in gelişen ülkelerden 100’den fazla yönetim kurulu üyesi ile yaptığı çalışma net bir gerçeğe işaret ediyor: Yönetim kurulları artık riskleri değil, belirsizliği yönetmek zorunda. Bu durum gelişen ülkelerde faaliyet gösteren şirketler için iki kat zorlayıcı.
Türk şirketleri için somut öneriler. Bu çalışma Türk şirketleri için net bir yol haritası sunuyor:
Yönetim kurulu gündemi rapor ve kontrolden, zayıf sinyaller ve gelecek risklere kaymalı.
Board seviyesinde yazılı bir ‘disruption playbook’ oluşturulmalı.
Yönetim kurulunda psikolojik güvenlik sağlanmalı.
Regülatör ve sektör ile ortak akıl geliştirilmeli.
Yönetim kurulu öğrenen bir yapıya dönüşmeli.
Bu dönemde iyi yönetenler değil, iyi yönetişim kuranlar kazanacak. Belirsizlik dönemi geçmeyecek. Ancak bu dönemden sonra yeni bir denge oluşacak. O denge oluştuğunda kurumsal yapısı güçlü, yönetim kurulu etkin ve güven üreten şirketler kendi sektörlerinin yeni büyükleri olacak.