Türkiye’nin en büyük ilçelerinden olsa da Keçiören sonuçta il belediyesi bile değil… Mesut Özarslan özel bir ‘namı’ olmayan, bildiğiniz ‘sağ-erkek’ siyasetçi… Keçiören daha önce uzun yıllar sağ partilerdeydi… Peki neden bu kadar çok konuşuldu? Akla ilk gelen gerekçe belli: İktidarın muhalefet belediyelerine yönelik harekatında ‘Ankara sayfası’ açılmış oldu.
Sürecin ‘sıcaklığı’ içerisinde yeni eklenen ve meselenin tansiyonunu yükselten bir diğer önemli konu da CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Özarslan’a attığı söylenen telefon mesajları. Ancak genel başkanından, neredeyse bir yıldır cezaevinde tutulan cumhurbaşkanı adayına ve diğer bütün sözcülerine varana dek, ‘ilk seçimde iktidar olacakları’ iddiasını öne süren partide, ‘solcu olmayan adayın CHP’den belediye başkanı seçilmesi’ tartışmasından başlayıp şimdi sona teyellenen ‘küfürlü’ kısma gelene kadar acaba bütün bu tartışma kime yarar, yaradı, yarayacak?
Fabrikadaki mesaisiyle yaşayamayıp işten çıkınca taksicilik yapan işçinin, üniversitedeki kulüp odasına gitmek isteyince polis barikatıyla karşılaşan gencin, ‘süreç’ diye diye bekleme odasına atılmaya çalışılan Kürt’ün, her gün yeniden yoksulluk sınavına sokulan milyonların meselesi ‘solcu’ ya da ‘sağcı’ siyasetçilere oy verip vermemekten çok, tepkisinin hakkını verecek gerçek bir alternatif görebilmektir. Sonucu, adayların politik yelpazedeki yerlerinden, ‘solcu’ ya da ‘sağcı’ olmalarından çok, bu konudaki samimiyetin belirleyeceği bir aşama…