Murat Sevinç

Mülkiyeli. Anayasa hukuku, tarihi ve Türkiye'nin siyasal yaşamına odaklandı. 2017'de Barış İmzacısı diye üniversiteden atıldı. 2024'te iade edildi. Kitapları da var. Köşe yazısı yazmaya Radikal İki'de başladı, 2014'ten beri Diken'de.

Şuncacık için istifaya değmez…

Erdoğan, kendi iddiasının aksi ispatlanırsa istifa edeceğini söylemiş. Şuncacık için değmez. Göklerden gelen bir karar vardır. Allah başımızdan eksik etmesin..

Cehennemi nasıl tasvir edersiniz?

Daha önceki okuyuşumda sinirlenmiştim, ilginç bir biçimde yine sinirlenip şu broşürler hakkında yazmanın iyi olacağını düşündüm.

Türkiye'de hiç bilinmeyen çok ilginç bir müessese: İstifa…

Sistem sorunlarından söz edenler, keşke istifa gibi son derece medeni kurumlardan/yollardan haberdar olsaydı. Fransız içişleri bakanının istifa gerekçesini bizimkilere ‘anlatmak’ dahi mümkün değil.

Seçmen 'vaat' bekler, enayi muamelesi yapmamak gerekir…

Öyle boğucu bir atmosfer yaratılıyor ki, olup biteni anlamaya çalışanların, anladıkları kadarıyla eleştirenlerin dahi ‘hain’ ilan edilme olasılığı, insanların tepki vermesini neredeyse imkânsızlaştırıyor.

İçimizdeki Almanlar, İskandinavlar…

Diyeceğim o ki muhterem okur ve sevgili muhalif akademik personel, Berlin’de yaşayıp çalışıyor olabilirdin. Şükret…

Aliyev'in o görkemli tebessümü…

Değişiklikleri savunanlar hangi argümanlara başvurdu dersiniz? Merakta kalmayın: İstikrar, ülke ve millet menfaati ve daha ileri demokrasi. Peki, karşı çıkanlar? Özellikle, Aliyev ve ailesinin daha güçlü hale getirilmek istendiğini iddia ettiler. Çok mu tanıdık her şey!

Ve Nurcan, Nursel, Üzeyir, Osman…

Beni, yüzlerce öğrencimiz ve sevgili meslektaşlarımızın, okul personelimizin yanısıra, yemekhane işçilerimiz, garsonlarımız Nurcan, Nursel, Üzeyir ve neredeyse çeyrek asırdır çayını kahvesini içtiğim Osman abi, uğurladı. Sarılarak ve helallik isteyerek.

Arşivden | Hakikat, sevgi ve saygınlık, 'ihraç' edilemez…

Sevgili hoca ve arkadaşlarımız, sevgili hoca ve arkadaşlarımızdır. Sevgiyi ve saygınlığı ‘hükme bağlayacak’ bir ‘hukuk normu’ görülmedi bugüne dek.

Hrant Dink'in vurulduğu yerde, başı kapalı kadın…

O bir dakikalık görüntüde konuşan yurttaş, toprağını ölesiye seven Hrant Dink’in güzel ruhuna huzur verecek sözcükleri bulabildiği için, yazdım bunları…

Eğer anayasa değişikliği kabul edilirse ne mi olacak? Şunlar olacak…

Tabii şunu da düşünseler keşke. Hani deniyor ya, ‘Erken seçim istemedikleri için evet oyu veriyorlarmış.’ Ne gülünç! Muhtemelen metni okumadılar. Oysa değişiklik önerisi, her an ‘erken seçim’ yapılmasına bir engel koymuyor.

Mesele şu ki Garo Paylan o 'ilk üç maddede' yok

Bu zihniyet bugün ya da yarın, nefes almamızı sağlayacak bir anayasal düzen kuracak öyle mi? Ah canlarım!

Muhterem vekiller, siz benim kalan ömrümü görüşüp oya sunamazsınız…

Hâl böyleyken; evet, anayasa değişikliği önerme, görüşme, oylama, kabul etme yetkilerine sahipsiniz. Ancak, benim ömrümün kalanını görüşme ve oylama yetkisine sahip değilsiniz.