Kürşat Bumin

Ben bilmem eniştem bilir

Eğer -hadi sizin dediğiniz gibi olsun- 'milli irade' adı verilen o şey aklını başına toplayıp “Bu işte bir yanlışlık olsa gerek, Biz şikayet edecekken onlar bizden baskın çıktı” demez ise işimiz gerçekten zor.

Şükrü Hatun'un 'unutulan' uyarısı ve Biskot

“İşadamları refakatçisi” gazeteci patronun uçağında patrona sendikanın erdemleri anlattırırken, bir başka gazete üşenmeyip işçileri dinleyip olayın bize bambaşka bir cephesini hatırlatıyor.

'Şehitlik' ve 'Mehmetcik'e dair

Biliyorsunuz, yazının başlığında geçen iki sözcük ülkede 'hararetin' artığı dönemlerde daha da bir öne çıkar. Nitekim ülkede bugün hâkim dalga da bu iki sözcüğü iki lafın arasında mutlaka dile getirmeden yapamıyor. Bu sözcükler özellikle de 'üst akıl'ın ve onun izinden gidenlerin dilinden düşmüyor.

Sorunlu ve zararlı bir polemik

Ahh bu şehitler meselesi… 'Medeni dünya'nın epeyce zamandır ağzına almadığı, unutmaya çalıştığı şehitler ve şehitlik meselesi…. Bu konu çok ama çok (Cumhuriyet’in tahmin edemeyeceği ölçüde) önemli bir mesele.

Kime 'Yazıklar olsun'?

Demokrasilerde politika toplumun hafızasını kurcalamadan kaçınamıyor. Darısı bizim başımıza diyelim….

Aklımıza mukayyed ol Allahım….

MGK, 'legal görünümlü illegal örgütler' ifadesinin bile tek başına 'illegal' olduğunun farkında değil herhalde… 'Legal görünüm'den kasıt –herkesin hemfikir olacağı gibi- yasal olarak kurulmuş ve çalışan kurumlar-kuruluşlar değil midir? 'Legal' ile 'illegal' arasında bu derece süratli bir geçişkenlikten söz edilebilir mi?

Zavallı memleket…

Bir 'sıradan' siyasi partinin kendisini ısrarla bir 'hareket' olarak sunması bize neyi hatırlatıyor? Hatırladınız tabii ki; tabii ki hiç mi hiç 'iç açıcı' şeyleri değil…

'Milli irade'den kaçarken 'ülkücü irade'ye yakalanmak!

Unutmayın, karşınızdaki şahsiyet bir 'Asena'dır…

Vize kalktı ama adı hâlâ 'Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'!

Bir devletin vatandaşlarını tanıyıp kendisini tanımamak gerçekten şaka gibi bir şey… Böyle bir şakayı insan değil başkalarına kendisine bile açıklayamayacağı apaçık değil mi? O halde ne yapmalı? “Kıbrıs Türktür Türk kalacaktır” şiarından vazgeçip bir an önce “Kıbrıs Kıbrıslılarındır” hakikatini gerçekleştirecek bir politikaya yönelmektir.

TCK 216'nın 'gerekçe'si: Karan ve Çetinkaya'nın beraatine…

Ceyda Karan ve Hikmet Çetinkaya’nın '2’şer yıl hapis cezası'na çarptırılmasıyla ilgili bir yazı bu.

'Lâdini'yi 'din karşıtlığı' olarak anlayınca işler karışıyor

Dinlerin bu haliyle bir biçimde anayasada yer almasının da (mesela tercihe bağlı olarak cumhurbaşkanı ve milletvekilleri yemininde) sakıncası yok. Ama iş dönüp dolaşıp; iktidarın dini (hem de tek bir dini - hem de tek bir yorumuyla) politikasının direk taşlarından birisi yaparak 'bütün inançların eşitliği' temel ilkesini tanımamasına gelince karşısında tabii ki demokrasinin itirazını bulacaktır.

Otopark sorunu!

'Önündeki apaçık gerçeği inkâr edip kendisine kafasına estiği gibi hayali bir gerçeklik icat etmek' bu devletin özniteliği olsa gerek…