Psk. Dr. Feyza Bayraktar

Milli utanç: Kartalkaya yangını

Kartalkaya yangını, Türkiye’deki sistematik sorunların bir kez daha gün yüzüne çıktığı acı bir örnek olarak tarihe geçti.

Giyim tarzımız bize dair ne söyler?

Giydiklerimiz, yalnızca iç dünyamızın bir yansıması değil, aynı zamanda insanı farklı yönlerden şekillendiren bir araçtır.

Squid Game: İnsan doğasının karanlık aynası

‘Squid Game’ insan doğası ve toplum hakkında rahatsız edici gerçekleri gözler önüne seren güçlü bir psikolojik deneyim.

İnsanlar neden lüks markalara yönelir?

Lüks bir araba, pahalı bir çanta ya da marka bir saat, bireyin 'Ben buradayım' deme şeklidir. Bu durum, özellikle bizim ülkemiz gibi gelir eşitsizliğinin yoğun olduğu toplumlarda daha belirgin bir hale gelir.

Duygusal zeka neden önemli?

Duygusal beceriler, derin ve sağlıklı ilişkiler kurabilmek için önemli. Ne yazık ki duygusal zeka yeterince önemsenmiyor.

Beyin göçü: Psikolojik nedenler ve sonuçlar

Beyin göçü, genellikle ekonomik ya da siyasi bir mesele olarak ele alınır. Psikolojik boyutları, özellikle Türkiye’de yeterince incelenmiş değil.

Ülke yönetiminin psikolojimize etkisi

Beyin göçüyle ülkesini terk eden genç zihinler, aslında yalnızca bir ekonomik sistemden değil, yaşanmaz hale gelen bir düzenden kaçmakta.

Neden mizah?

Mizah evrensel ve kültürel olduğu kadar bireysel. Bir insanın mizah anlayışı, o insanla ilgili çok şey söyler.

Klişe ama gerçek değil: İlişkilerde taktik kullanmak

Bir ilişkide bir taraf yönetiyor diğer taraf yönetiliyorsa ya da iki kişi arasında sürekli bir güç mücadelesi varsa, o ilişkide aşk değil savaş vardır.

İhanet giderek normalleşiyor!

Toplumun birçok kesiminde ihanet giderek normalleşmeye başladı.

Ciddi ilişki mi 'takılmak' mı?

Takılma kültürü, aynı anda birden fazla kişi ile mesajlaşmak, bazılarıyla zaman zaman buluşup tek gecelik ilişkiler yaşamak ve hiç kimseye hiçbir açıklama yapmak zorunda hissetmemek olarak tanımlanabilir.

Bu sadistliğe ortak olmayalım!

Vatandaşın ülke yöneticileri ile kurduğu bağ, çocukların ebeveynleriyle kurduğu bağa benzer. Özellikle de bizim gibi bireyselleşmenin sağlanamadığı toplumlarda. Vatandaşın en temel ihtiyacı, ülkeyi yönetenlere güvenmektir. Bu güvenin sağlanamaması kendi başına travmatik bir deneyimdir. Güven ortamı sağlanmadığı zaman insan ne kendi bireysel hayatındaki problemlerle ne de toplumsal olaylarla sağlıklı bir şekilde baş edebilir. Başka bir deyişle, bastığın toprağın ayağının altından her an kayacağına dair endişe edersen, o yolda yürüyemezsin.