Dağhan Irak

Kılıçdaroğlu artık masadan kalkmalı!

Kılıçdaroğlu artık o rozeti çıkarma vakti. CHP’nin ya da Altılı Masa’nın değil, Türkiye’den mafyalaşmış parti-devlet rejiminden kurtarılması gereğinin adayı olun.

Depremde ilk kurtarılacaklar: Parti-devlet ve pornocu medya…

Kamu yıkıntının altında kaldığında ilk kurtarılacak parti-devlet ve Erdoğan’ın koltuğu. Ayıbın üstünü kapatacak medya da var.

Kanmayın: Deprem cinayetleri de politiktir

Kimse kendini ne kandırsın ne kandırtsın. Depremi engelleyemezsiniz ama bağıra bağıra gelen felaketlerin sonucunu kontrol edebilirsiniz.

Bir mafya teşkilatlanması olarak parti-devlet rejimi

Mutlaka okumuşsunuzdur; geçen hafta, CHP milletvekili Özgür Özel, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun müşavir/danışman kadrosundan eski Genç Sivil Emin Şen’in Ebabil Harekâtı nâmıyla bilinen bir trol çetesinin başında olduğunu, dahası harekatın Emniyet ve Jandarma sosyal medya hesaplarına da erişimi bulunduğunu kamuoyuna açıkladı.

Kürdün oyunu beleş sanmak…

Altılı Masa, eğer ülkeyi AKP karanlığından kurtaracaksa, bunu Kürt halkının ince yerine değmeden yapmak durumunda.

Emeklilikte Yaşa Takılanlara Takılanlar Platformu!

Erdoğan’ın ve partisinin dört yıldır ‘asalak’ muamelesi yaptığı insanlara bir günde kıyak çekmesinin seçimle alakalı olmadığını düşünmek epeyce abes. Lâkin bir uygulamanın eleştirisini yaparken de en az uygulamanın kendisi kadar ayarsız olmaması beklenir.

Yenilmeye doymayan pehlivan yargıç olursa…

Adaylık tartışmaları ve yamalı bohça Altılı Masa’nın iç çekişmeleri nedeniyle sönümlenen muhalif enerji, İmamoğlu’na bizzat Erdoğan’ın giydirdiği mağduriyet gömleğiyle yeniden alevlenecek gibi gözüküyor.

Muhafazakârlar, neyi muhafaza eder?

Türkiye, modernizmle hesaplaşmasını beceremedi, zaten modernizmi de pek becermiş sayılmazdı. Ama bu toplum bir gün dolabındaki cesetlerden kurtulacak, özgür ve mutlu olacaksa, bunun yeter değil ama gerek koşulu, kendi muhafazakârlığıyla hesaplaşmak olacak.

Hakikatin üzerine asılan bayraklar

Mevcut parti-devlet rejimi, geçen birkaç günde Taksim saldırısını ciddiyetle aydınlatmak gibi bir niyeti olmadığını kanıtladı. Asıl soru ise kamuoyunun, iktidarı bu yönde zorlayacak bir talep oluşturup oluşturamayacağı.

Yeni bir meslek türü olarak anket duyumculuğu…

Yanlış demokrasi doğru yaşanmıyor herhalde ki, kurucu bir demokratik yapı aramamız gereken zamanlarda, yarı-Tanrı malumatfuruş entelektüellerin kazananı tayin yarışıyla vakit öldürüyoruz.

Fıtrat, kapitalizm, kültür savaşı…

Erdoğan ve partisinin, maden işçilerinin sistematik olarak kör kuyularda ölüme yollanmasına karşı çıkmayı dini ve milli bir mesele olarak paketlemesi, aynı anda kapitalist düzenin eşik bekçisi rolüne ve kültürün bir toplumsal kontrol mekanizması olarak kullanılmasına hizmet ediyor.

Asrın vebası ortayolculuk!

Bir şey bir değil, iki değil, yirmi yıldır tekrar ediyorsa, öyle kenarda durmak biraz işbirlikçiliğe giriyor artık. İşbirlikçiye de faille aynı tarifeden karşı çıkmak gerekiyor.