Davutoğlu HDP'ye bakanlık tartışmasını 'faydalı' bulmadı: Bu tür yorumlar erken

CHP Milletvekili Gürsel Tekin’in “HDP’ye bakanlık verilebilir” sözü üzerine başlayan tartışmaya ilişkin konuşan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, tartışmanın ‘işleyen sürece faydalı olmadığını’ söyledi.

Fotoğraf: Independent Türkçe

CHP’li Tekin, HDP’ye ilişkin sözü nedeniyle İYİ Parti’nin hedefi olmuştu. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de HDP’nin olduğu bir masada yer almayacaklarını söylemiş ve böylece başlayan tartışma alevlenmişti.

AKP’de olduğu dönemde başbakanlık görevini de üstlenen Gelecek Partisi lideri Davutoğlu da tartışmaya ilişkin konuştu. Davutoğlu’nun Independent Türkçe’den Cihat Arpacık‘ın bazı sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

Gürsel Tekin’in HDP’ye bakanlık meselesiyle ilgili bir açıklaması oldu. Cumhurbaşkanı adayı konuşulmadı ama bakanlar konuşuldu mu? 

Ne HDP’yle ilgili ne de kendi aramızda bir bakanlık dağılımı ya da yürütmenin nasıl şekilleneceği konusunda bir konu gündeme geldi. Geçiş sürecinin temel ilkeleri konuşuldu.
Geçiş sürecinde nelere dikkat edilecek, hangi teminatlar, hangi taahhütler söz konusu olacak? Bu konularda fikir alışverişinde bulunuldu. Ama geçiş süreci esnasında herhangi bir bakanlık dağılımı masa içinde veya dışında söz konusu olmadı. 

Peki bu gündeme gelebilir mi? Mesela HDP’nin desteğini almak için? 

Bu konuda yapılacak yorumların altılı masanın iç uyumu açısından çok dikkatli yapılması gerektiği kanaatindeyim. Bu konu öncelikle altı partinin, altı genel başkanın yürütmede nasıl bir işbirliği yapacağı konusunda kendi içimizde konuşulması gereken bir konu. Dışarıda bu tür yapılan yorumların erken ve işleyen sürece fayda getirecek yorumlar olmadığı kanaatindeyim. 

Toplumun bir kesiminin genel kanaati, 6 liderin Erdoğan karşıtlığında nedeniyle bir araya geldiği yönünde. 6 lider bir seçim zaferi kazanırsa o ayrışmalar daha keskin olmayacak mı? 6 lider zafer kazansa bile içlerindeki ayrışma nedeniyle ülkeyi yönetemeyeceklerine yönelik bir söylenti dolaşıyor mesela?

Her şeyden önce şunu düzeltelim. Kendi adıma da söylerim, gördüğüm kadarıyla diğer liderler adına da böyle; bizi bir araya getiren Erdoğan karşılıklı değildir. Herhangi bir kişisel karşıtlık da değildir. Benim siyasi mücadelemde de böyle bir kişisel karşılık yok. Bizim karşıt olduğumuz şey otoriterliktir. Eğer Erdoğan yerine ismi geçecek, diyelim ki AK Parti ve Bahçeli bir sürpriz yapıp aday olsa bu mücadele ona karşı da olur. Altı partinin ilk açıklaması, Erdoğan’a karşı hangi liderin aday olacağı değildi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne karşı parlamenter sistem açıklamasıydı. Karşıt olduğumuz şey bir sistemdir. Tek bir kişinin otoriter bir anlayışla adaleti kontrol ettiği, liyakatsiz, ehliyetsiz insanları atama gücünü elde ettiği, gece yarısı kararnameleriyle üniversitelerin kapatıldığı, insanların hukuk dışı yöntemlerle cezalandırıldığı, kimsenin geleceğinden emin olmadığı bir otoriter yapıya karşı biz hareket ediyoruz. Açık ve net ifade edeyim: Erdoğan’la şahsi herhangi bir sorunum yok. Erdoğan, birlikte de çalıştığımız, eski bir arkadaşımız olarak eğer Türkiye’yi yolsuzluklara, yokluğa, adaletsizliğe, götürmemiş olsaydı hiçbir karşıtlığımız da olmazdı. Bu bir kişisel karşıtlık değil. Bu ilkesel bir karşıtlık ve ilkesel bir duruş. Tabii ki 6 partide bir sonraki seçimde birbirleriyle de rekabet edecek ama öncelikli hedefimiz ülkeye önce geçiş süreciyle, parlamenter sistemin, demokratik hukuk devletinin egemen olacağı bir rehabilitasyon dönemini yaşatmak. Orada bir sıkıntı doğacağını zannetmiyorum. Ondan sonra yine aramızda rekabetler, farklılıklar olacak. Bugün de farklılıklar var.

Sancar: Bizler bakanlık peşinde koşacak insanlar değiliz

Akşener’den ‘HDP’ye bakanlık’ çıkışı: Onların oldukları masada biz olmayız

‘Bakanlık’ tepkilerine yanıt veren HDP’li Beştaş’tan ‘aday’ ve ‘kabine’ hatırlatması

‘HDP’ye bakanlık verilebilir’ diyen CHP’li Tekin, İYİ Partililerin hedefinde

CHP’li Tekin’den ‘HDP eleştirileri’ne: Yasal partileri kafamıza göre lanetleyemeyiz

Kılıçdaroğlu’na göre Gürsel Tekin’in HDP açıklaması ‘maksadını aştı’