Yılmaz Özdil: Tek adam rejimi, hiç adam rejimidir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Ben iddia ediyorum, İsmet Yılmaz’a mesela “ayakta dur” desin, toplantı bitene kadar ayakta durmazsa mesleği bırakırım. Bekir Bozdağ’a uzan şöyle halıya desin, uzanır, yüzükoyun dön desin, yüzükoyun döner, kulaç at desin, kulaç atar. Tarım bakanına türkü oku dese, okur.

Binali beye amuda kalk desin, kalkar. Deniz otobüsleri müdürü ol diyor, oluyor, ulaştırma bakanı ol diyor, oluyor, sen şimdi milletvekili olma diyor, olmuyor, şimdi sen git İzmir’den belediye başkanı adayı ol diyor, oluyor, Akp genel başkanı ol diyor, oluyor, başbakan ol diyor, oluyor, sen şimdi başbakanlığı lağvet diyor, lağvediyor. Bin Ali deyince, biniyor, in Ali deyince, iniyor. Amuda kalk dese, niye kalkmasın?

Ofis müdürlüklerinin yanına oturttuğu genelkurmay başkanı Hulusi beye “sen bundan sonra diyanet işleri başkanısın” dese, Hulusi bey “euzübillahi mineşeytaniracim” diye başlamaz mı? Mit müsteşarı milletvekili olmak istedi, olma dedi, olmadı, git meteoroloji genel müdürü ol dese, olmaz mı?

Tek adam rejimi… Hiç adam rejimidir.

Memleketin tek adama bırakılması, etrafta başka adam olmadığının itirafıdır. Çünkü birisinin “tek” olabilmesi için, gerisinin “hiç” olması gerekir.

Yılmaz Özdil’in yazısı