Yasin Durak: Erdoğan, kan kaybına rağmen bu kesimi ittifak bünyesinde tutmakta kararlı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Cumhur İttifakı içerisindeki Hüda-Par gerilimi tırmanarak devam ediyor. İttifaka katıldığı günden bu yana hiç olmadığı kadar “ılımlı” bir görüntü sergilemeye çalışan Yapıcıoğlu’nun geçtiğimiz gün “Türk bayrağı” yerine “Türkiye bayrağı” denilmesi gerektiğini söylemesi Destici ile Türkeş başta olmak üzere milliyetçi unsurların çoğunda rahatsızlık uyandırdı. Öte yandan RP’nin ortaya attığı “kadın hakları” tartışmaları da son bulmuş değil. Sürecin başından bu yana “dini siyasete alet etmek şöyle dursun, siyaseti dine alet ettiğini” açıkça ifade eden bu radikal İslamcı cenahın Türk sağının standartlarını bile büyük ölçüde hırpaladığı ve savundukları politikanın Türkiye kültürünün ortalama muhafazakâr kesimleri için dahi “marjinal” bir karşılığa tekabül ettiği gerçeği iyiden iyiye ayaklarına dolanıyor.

Fakat Erdoğan, yarattıkları kan kaybına rağmen bu kesimi ittifak bünyesinde tutmakta kararlı. Erdoğan, elbette ki yüzde birlik, binde birlik oy oranlarını bile muhasebe ediyordur fakat bu gruplarla ilgili hesabının niceliksel olmaktan çok niteliksel değişkenlerle ilgili olduğu da gözden kaçmıyor. İşin aslı, bu kesimin temsil ettiği radikal İslamcı, hatta yeri geldiğinde “cihatçı” nutuklar atan güruhların yarattığı korku, Erdoğan’ın tehditkâr politik dilinin nesnel karşılığını sunan bir işleve de sahip.

Yasin Durak’ın yazısı