İddialar, ifşalar karşısında devlet birimlerinin sessizliği, suskunluğu, harekete geçmeyişi ‘itibar’ sorunu olmuyor. Yargının, meclisin seyirci kalışı, komisyon önerisinin bile reddedilişi…
Gelelim organik yandaşlar dışında kalıp da iktidarın savunma hattından ötesine geçemeyenlere…
Bunlar için de başat kaygı ‘devletin bekası’ oluyor yine. İçine devlet kaçmış diyebiliriz bu tür için. Kutsal devletin çıkarları her şeyden önce ve her şeyin üstündedir.
‘İktidarlar gelip geçicidir ama devlettir kalıcı olan’ diye bir ayrım yaparlar ama sonuçta yol organik yandaşlarla aynı kapıya çıkar: Bu işler böyle uluorta konuşulmaz, devlet zarar görüyor!
Üstünü örtelim kalsın. Kol kırılır yen içinde!