Ankara’nın nüfusu arttıkça kentin genişleme alanlarında emsal artışları, kişiye özel imar planı değişiklikleri ve kamusal alanların özelleştirilmesiyle kent, sağlıklı büyümek yerine hormonla büyütülmüş bir görünüme büründü.
Bu hormonlu büyüme sürecinin en önemli koridorlarından biri, Eskişehir Yolu aksı üzerinde bulunan Çayyolu, Alacatlı, Beytepe, Dodurga ve çevresini kapsayan, Gölbaşı’na kadar uzanan güneybatı koridoru. Bu bölgeler sadece bir kentsel genişleme aksı değil, son otuz yıldır neoliberal kentleşme politikalarının suç mahalli…
Bir zamanlar Çayyolu deresinin aktığı, kutsal meşeliklerin olduğu bu alan düşük yoğunluklu bir nefes alanı olarak planlanan, yaşamların hayat bulduğu yerdi. Bugün ise Çayyolu ranta spekülasyona tarım arazilerinin katline, parçacıl adacıklara ve kamusal alanlarının özelleştirilmesine kurban ediliyor.
Sermayenin baskısı, idarenin plansızlığı ve rant beklentisi ile yaratılan bu vahşi kentleşme, satılan manzara, yok edilen komşuluk, talan edilen yeşil alanlar ve kutsal Dodurga meşelikleri ile kentin topografik belleği katlediliyor. Altyapıyı felç… Eskişehir yolunda trafik pik saatlerin dışında da kilitlenir… Bilkent Şehir Hastanesi’nin yükü, ulaşım kanalizasyon altyapısını , çökertme boyutuna gelmiş durumda.
Ancak rant makinesi yine de durmuyor.