Tayland plastik atık ithalatını yasakladı: Peki ama niye?

EMRE ZOR

@zor_emre01

Tayland 1 Ocak itibarıyla plastik atık ithalatını yasakladı. Özellikle 2018’den beri ABD ve Japonya gibi gelişmiş ülkelerin ihraç ettiği plastik atıkların çoğu Tayland’a gidiyordu.

Taylandlı ve Greenpeace’ten aktivistler, başkent Bangkok’ta plastik ve elektronik atıkların önünde gösteri yapıyor, 19 Haziran 2019. Fotoğraf: Greenpeace Thailand

Uzun yıllar dünyadaki plastik atıkların neredeyse yarısını sırtlayan Çin, 2018’de plastik atık ithalatını hepten yasaklamıştı. Bayrağı, Güneydoğu Asya ülkeleri devralmıştı: Vietnam, Malezya ve Tayland.

Ve tabii Türkiye.

Aynı yıl Tayland’ın plastik atık ithalatı dörde katlanmış, 552 bin tona çıkmıştı. 

Bunun üzerine alarma geçen Tayland, iki yıl önce, plastik atık ithalatını 2025’e kadar yasaklayacağını açıklamıştı. Böylece çevre kirliliğinin önünü almayı ve insan sağlığını korumayı hedefliyorlardı.

Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Varawut Silpa-archa, ‘‘Tayland plastik atık mezbelesi olmamalı’’ demişti: ‘‘Üç yıl içinde dünyanın plastik artıklarını ithal etmeyi keseceğiz. Ülkemizi korumalıyız.’’

72 milyon nüfuslu Tayland, hakikaten de 1 Ocak itibarıyla plastik atık ithalatını yasakladı. 

Peki Tayland niye yasakladı, plastik atığın zararları ne, gelişmiş ülkeler neden ihraç ediyor ve Türkiye’nin ‘plastik atık karnesi’ ne durumda?

Fotoğraf: Arşiv

Tayland plastik atık ithalatını niye yasakladı?

Tayland, çevre kirliliğinin önünü almak için yasakladı. Ülkenin adı, son dönemde, ‘plastik atığa gömülüyor’ gibi başlıklarla haber sitelerinde parlıyordu. 

Başkent Bangkok’ta, gecekonduların çevresindeki suda plastik atıklar yüzüyordu. Ölü bir geyiğin midesinde yedi kilo çöp ve plastik bulunuyor, 20 filin çöplükte plastik atık yedikten sonra öldüğü belgeleniyordu. 

Tayland 2018-2021’de bir milyon tonu aşkın plastik çöp ithal etti. 2023’teyse yalnız Japonya’dan 50 milyon kilo (50 bin ton) plastik atık aldı.

Ne var ki bunca atıkla baş edilemiyordu. Birçok fabrika geri dönüştürmek yerine yakmak yolunu tutuyordu.

Tayland’da çevre aktivistlerinin 2019’dan beri istediği yasak, nihayet, Aralık 2024’te onaylandı. Eğer kurallar uygulanırsa, Tayland daha fazla plastik atık ithal etmeyecek.

2019’da Tayland ve Greenpeace’ten yüzlerce aktivist, Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) zirvesi sırasında elektronik ve plastik atıkların yasaklanması için gösteriler düzenlemişti. 

Gelişmiş ülkeler niye Tayland ve Türkiye gibi ülkelere plastik atık ihraç ediyor?

Basit: Hem daha ekonomik, hem dünyanın çöpüyle baş etme derdi yok.

Ülkeİhraç edilen yıllık plastik atık miktarı (ton)
Almanya 688,067
Japonya 606,374
İngiltere 600,000
Hollanda 576,702
ABD 431,841
Belçika 391,263
Fransa 344,367
İtalya 205,621
Kanada 201,780
Avusturya 174,976
Kaynak: CleanHub, United Nations (2024), Our World in Data (2023), WRAP (2021), and ScienceDirect (2023)

Gelişmiş ülkeler, plastik atıkları daha düşük maliyete işleyebilecek ve ‘geri dönüştürebilecek’ ülkelere ihraç ediyorlar. Yani iş gücünün ucuz, döviz kurunun zayıf olduğu ülkelere. 

Böylece birçok şirket, atıkların yüksek geri dönüşüm maliyetinden de paçayı kurtarıyor. 

Ayrıca çoğu gelişmiş ülkede çevre koruma standartları sıkı. Atıkları doğru işlemek veya geri dönüştürmek için ileri teknoloji gerekiyor. Bu da epey maliyetli. 

Dolayısıyla atıkları Tayland ve Türkiye gibi çevre politikalarının gevşek olduğu, atıkların daha ucuza işlenebileceği ülkelere ihraç ediyorlar.

Peki Tayland, Türkiye gibi ülkeler buna niye boyun eğiyor? 

Ekonomik teşvikler var: İthal edilen plastik atıkları yeniden kullanmak, istihdam ve yerel ekonomi için hayat öpücüğü olabiliyor.

Küresel plastik atık yönetimi pazarı, geçen yıl, aşağı yukarı 37 milyar dolar değerindeydi. 2027 için öngörülense, 44 milyar dolar.

Ekonomik Karmaşıklık Gözlemevi’ne (OEC) göre 2022’de, Türkiye, hurda plastik ithalatından 252 milyon dolar kazandı.

Aynı yıl Malezya, Vietnam ve Endonezya sırasıyla 238, 182 ve 104 milyon dolar değerinde hurda plastik ithal etti.

Türkiye’nin plastik atık karnesi ne durumda?

2018’de Çin plastik atık alımını kesince, Türkiye’nin plastik atık ihracatı yüz binlerce ton arttı. 

Greenpeace, İngiltere’nin 2020’de plastik atıklarının yüzde 40’ını Türkiye’ye ihraç ettiğini ortaya çıkardı: Yaklaşık 210 bin ton.

Bu atıkların bir kısmı yasadışı şekilde dökülmüş ve yakılmıştı. 

Atıkları fotoğraflayan Greenpeace, uyarmıştı: ‘‘Türkiye, Avrupa’nın en büyük plastik atık deposuna dönüşüyor.’’

Fotoğraf: Greenpeace / Caner Özkan

Türkiye’de bir yandan Emine Erdoğan’ın başlattığı ‘Sıfır Atık‘ projesi yankılanırken, diğer yandan plastik atık ithalatı katlanıyordu.

Beş yıldır Avrupa’dan plastik çöp alımında ‘lider’ Türkiye. 

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) 2022’de, ‘‘Türkiye’de plastik geri dönüşümünün sağlık üzerindeki etkileri’’ başlıklı 88 sayfalık bir rapor yayımladı. 

Raporda geri dönüşüm sırasında havaya karışan toksin ve kirleticilerin insanların sağlığını olumsuz etkilediği belgelendi: 

‘‘İktidar, geri dönüşüm tesisleri ve iş sağlığı konusunda düzenli denetim ve ruhsat zorunu getiren yasa ve yönetmelikleri uygulayamıyor. Bu da tesislerin sağlığa ve çevreye olumsuz etkilerini bir hayli kötüleştiriyor. Avrupa Birliği’nden ithal edilen plastik atıklar bu suistimalleri önemli ölçüde artırıyor.’’

Fakat raporun sayfalarına pek dokunulmamış olacak ki, Türkiye’nin plastik atık ithalatı giderek arttı. 

O dönem Diken’e konuşan Greenpeace yetkilileri, “Plastik atık ithalatı yasaklansın, Türkiye kimsenin çöplüğü olmasın” diyordu.

BBC, Britanya’dan geri dönüşüm amaçlı Türkiye’ye gönderilen plastik atıkların bir kısmının yol kenarlarına atılıp yakıldığını ortaya çıkarmıştı, ”Geri dönüşüm bu mu?”, 26 Haziran 2020.

Greenpeace’e göre, 2023’te, sadece İngiltere’den Türkiye’ye her ay ortalama bin 174 çöp kamyonu dolusu plastik atık ulaştı. Bunca atığın nerede, ne şekilde dönüştürüldüğü, imha edildiği, depolandığı ve yakıldığı belirsiz.

Eylül 2024’te Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ‘Sıfır Atık Hareketi’ne ilişkin ‘‘2023 yılı hedefimize ulaştık’’ dedi

‘‘Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde başlattığımız, ‘7 Yılda 7 Kıtada’ iz bırakan Sıfır Atık Hareketimiz ile daha yaşanabilir ve temiz bir dünya için bugünden geleceğe uzanan bir köprü kurduk, 2023 yılı hedefimize ulaştık. Şimdi hedef 2035 yılında yüzde 60 geri kazanım sağlamak.’’

Emine Erdoğan ve Murat Kurum, Piri Reis Anadolu Lisesi’ndeki ‘Sıfır Atık Kısa Film Yarışması’nın ödül töreninde, 8 Eylül 2021. Fotoğraf: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı

Plastik atık sağlık ve çevreyi nasıl etkiliyor? 

Plastik atıklar eritilerek plastik peletlere (ham plastik) dönüştürülüyor, yakılıyor ya da çöplüğe boşaltılıyor.

Fakat girift evsel atıklardaki plastikleri geri dönüştürmek epey zor. Çünkü genellikle şişe ve ambalajlar gibi geri dönüştürülemeyen maddelere karışıyorlar.  

Her yıl milyonlarca ton plastik doğaya atılıyor ama, doğada çözünemiyor. Hatta çoğu sulara karışıp ekosistemi altüst ediyor.

Sözgelimi, her yıl 100 bin hayvan plastik atıklara bir tarafını kaptırması sonucunda ölüyor.

1952’de toplu plastik üretimi başladığından beri, üretilen plastiklerin yüzde 91’i geri dönüştürülmedi. Uzmanlar, plastik kirliliğine çözüm bulunmazsa ciddi bir sağlık krizinin kapıda olduğunu vurguluyor. 

Asıl endişe, mikroplastikler. 

Bu küçük plastik parçacıkları, büyük plastik maddelerin parçalanmasıyla ortaya çıkıyor. Havadan suya, gıdadan insan cildine kadar her yere nüfuz ediyor, etti. 

Mikroplastikler durulansa bile temizlenemiyor ve doğada birikiyor. Araştırmalara göre mikroplastiklerin tamamıyla yok olması yüz ila bin yıl sürüyor.  

Plastik maddelerin yakılmasıyla peyda olan bu toksik kirleticileri solumak dahi tehlikeli. British Medical Journal’da bu ay yayımlanan bir makaleye göre havaya karışan zararlı parçacıklar, solunum ve kalp ve damar hastalıklarına yol açıyor.

‘Atık sömürgeciliği’ nedir?

Özellikle sivil toplum kuruluşlarınca dillendirilen ‘atık sömürgeciliği’ kavramı, tehlikeli atıkların sınır ötesinde imha edilmesini anlatıyor.

‘Çöp emperyalizmi’ ve ‘toksik kolonyalizm’ de yaygın kavramlar.

Dünyada plastik atık ihraç eden ülkelerin çoğu ‘gelişmiş’ kategorisinde ve geri dönüşümde öncü.

Hatta en çok ihraç eden on ülkenin, onu da yüksek gelirli. Yedisi Avrupa’da yer alıyor.

Bu on ülke, küresel plastik atık ihracatının yüzde 71’inden sorumlu. Bu da yıllık 4,4 milyon ton atığa denk.  

Almanya yılda yaklaşık 688 bin tonla başı çekiyor. Plastik atığının yüzde 61’ini sınır ötesine iteleyen İngiltere’yse 600 bin ton ihraç ediyor.

Fotoğraf: The New York Times

Peki ama çözüm ne?

Avrupa Birliği, iki yıl önce, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’ne (OECD) üye olmayan yoksul ülkelere plastik atık ihracatını, 2026’nın ortasından itibaren yasaklayacağını duyurdu. 

Ne var ki aktivistler, ülke veya bölgeye mahsus kısıtlamaların çare olamayacağını savunuyorlar.

Talep ettikleri, küresel atık anlaşmasının imzalanması. Başka türlü ne plastik üretiminin azalacağını, ne de küresel atık yönetiminde kuralların hukuken bağlayıcı olacağını söylüyorlar.

Aralık 2024’te çevre aktivistlerinin gözü, Güney Kore’deki Birleşmiş Milletler görüşmesindeydi. Konu, ‘Küresel Plastik Anlaşması’ydı. 

Yüzü aşkın ülke, yılda 400 milyon ton plastik üretimini kısmayı ve bazı kimyasal ve tek kullanımlık plastiklerin aşamalı olarak yasaklanmasını öngören tasarıya destek verdi.

Fakat Suudi Arabistan, İran ve Rusya gibi petrol üreticisi ülkelerin muhalefetiyle görüşmeler sonuçsuz kaldı. Plastikler, petrolden elde edilen petrokimyasallardan üretiliyor. Yani fosil yakıt endüstrisiyle düğümü sıkı.

Plastik anlaşmasına ilişkin bir sonraki görüşmenin tarihi belirsiz.

Avrupa’nın atık ihracatında Türkiye yine ‘lider’

Plastik kirliliği 4 binden fazla deniz canlısını etkiledi

Türkiye yine ‘lider’: 2022’de Avrupa’dan en çok plastik atık ithal eden ülke oldu

Plastikler insan kanında: Solunum yoluyla dahi alıyoruz

Plastik kirliliği 4 binden fazla deniz canlısını etkiledi

Rapor sonuçları bakanlığı yalanlıyor: İthal edilen plastik atıklar ‘temiz’ değil, ‘zehirli’