Atatürk elbette taraflıydı, hem cumhurbaşkanıydı hem partisinin başkanıydı.
Partisi de ‘Tek Parti’ydi. Milletvekillerini de Atatürk ve İnönü belirlerdi.
Dahası, önemli siyasi davalarda İstiklal Mahkemelerini yönlendirmişti.
Normal hukuk düzeni değildi, “ihtilal hukuku” dönemiydi; “kuvvetler birliği” ilkesi ve “parti devleti” modeli geçerliydi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden şunlar geçer, bunlar geçemez diyor muyuz? Bizde tarafsızlığın daniskası var” diyor ya, “Parti devleti”nde de “demir ağlardan şunlar yararlanır, bunlar yararlanamaz” denilmedi. Verem, sıtma ve trahomla mücadelede ayırımsız bütün vatandaşlara ulaşılmaya çalışıldı.