Taha Akyol: Kenan Evren YÖK'ün göstereceği üç adaydan birini rektör atıyordu, Erdoğan istediği profesörü rektör atıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

AK Partinin 2001 Kuruluş Programı’nda “üniversitelerin idari ve akademik özerkliğe sahip” olması savunuluyordu.

Başbakan Erdoğan, ilk hükümet programında, üniversitelerin “idari ve akademik özerkliğe sahip” olmalarını savunuyor, şöyle diyordu:

“Üniversiteler her çeşit düşüncenin demokratik bir ortamda, hoşgörü içinde öğretilip tartışıldığı, yasakların ve sınırlamaların olmadığı özgür bir foruma dönüştürülecektir.” (8 Mart 2003)

Bugün Türkiye “akademik özgürlüklerin en çok kötüleştiği 10 ülke” arasındadır. (Bilim Akademisi Raporu, 20 Şubat 2025)

OHAL döneminde KHK ile üniversitelerdeki rektör aday seçimleri kaldırıldı.

Kenan Evren, YÖK’ün göstereceği üç adaydan birini rektör atıyordu, Erdoğan istediği profesörü rektör atıyor. YÖK bile devre dışı.

Rektörün partili Cumhurbaşkanınca atandığı bir sistemde “idari ve akademik özerklik” olur mu?

Mesele o kadar önemlidir ki, asırlar içinde, medresenin evrimleşememiş, ama ortaçağ üniversitelerinin evrimleşip modern üniversite haline gelmiş olmasının temel sebeplerinden biri medresenin özerk olmayışıydı.

Taha Akyol’un yazısı