Perşembe günü açıklanan aralık ayı mevsim etkilerinden arındırılmış işgücü istatistiklerine göre kasımda yüzde 8,5 olan işsizlik oranı aralıkta yüzde 7,7’ye indi. 2005 yılından bu yana aylık işsizlik oranları yüzde 8’nin altına hiç inmemişti. Bu tarihi bir olay ama aynı zamanda bir hayli tuhaf, inanılması güç bir olay.
Bu noktada sorulması gereken soru, istihdamda azalma olurken yüz binlerce işsizin iş aramaktan vazgeçerek hangi işgücü statüsüne geçtiğidir. Ekonomik kriz ya da COVID-19 şoku gibi istisnai durumlarda işsiz sayısında azalma olur ve bu kişiler çoğunlukla çalışmayı arzulayan ama iş bulma ümidi olmayanları da kapsayan potansiyel işgücü statüsüne geçerek potansiyel işgücünde artışa neden olurlar; bir çeşit bileşik kaplar mekanizması söz konusudur. Bu durumda geniş işsizlik olarak tanımladığımız ‘işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranında’ artış olur.
Oysa kasımda yüzde 20,1 olan bu oran aralıkta yüzde 19,5’e inmiş. Çok büyük bir azalma. Erkek ile kadınlarda hemen hemen aynı oranda. Demek ki iş aramaktan vaz geçenlerin oldukça az bir kısmı potansiyel işgücüne geçmiş. Gerisi buharlaşmadığına göre kadınlar ev kadını olmuş ama erkekler de ev erkeği mi olmuş bilemiyorum.