Seyfettin Gürsel: Yüz binlerce iş arayan nereye gitti?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Perşembe günü açıklanan aralık ayı mev­sim etkilerinden arındırılmış işgücü is­tatistiklerine göre kasımda yüzde 8,5 olan işsizlik oranı aralıkta yüzde 7,7’ye indi. 2005 yılından bu yana aylık işsizlik oranla­rı yüzde 8’nin altına hiç inmemişti. Bu tarihi bir olay ama aynı zamanda bir hayli tuhaf, ina­nılması güç bir olay. 

Bu noktada sorulması gereken soru, istih­damda azalma olurken yüz binlerce işsizin iş aramaktan vazgeçerek hangi işgücü statüsü­ne geçtiğidir. Ekonomik kriz ya da COVID-19 şoku gibi istisnai durumlarda işsiz sayısında azalma olur ve bu kişiler çoğunlukla çalışmayı arzulayan ama iş bulma ümidi olmayanları da kapsayan potansiyel işgücü statüsüne geçerek potansiyel işgücünde artışa neden olurlar; bir çeşit bileşik kaplar mekanizması söz konusu­dur. Bu durumda geniş işsizlik olarak tanımla­dığımız ‘işsiz ve potansiyel işgücünün bütün­leşik oranında’ artış olur.

Oysa kasımda yüzde 20,1 olan bu oran ara­lıkta yüzde 19,5’e inmiş. Çok büyük bir azal­ma. Erkek ile kadınlarda hemen hemen aynı oranda. Demek ki iş aramaktan vaz geçenlerin oldukça az bir kısmı potansiyel işgücüne geç­miş. Gerisi buharlaşmadığına göre kadınlar ev kadını olmuş ama erkekler de ev erkeği mi ol­muş bilemiyorum.

Seyfettin Gürsel’in yazısı