İstanbul Başsavcılığı, İçişleri Bakanlığı’na bombalı saldırıya ilişkin şüphelerini dile getiren gazeteci Ayşenur Arslan hakkında soruşturma başlattı.

Pazar günü saat 09:30 sıralarında İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü önünde bombalı saldırı düzenlenmiş, iki saldırgan ölmüş, iki polis de hafif yaralanmıştı.
Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, Halk TV’deki ‘Medya Mahallesi’ programında saldırıya yönelik şüphelerini ifade eden gazeteci Ayşenur Arslan’ı hedef alarak kanal hakkında inceleme başlatıldığını açıklamıştı.
Şahin’in bu açıklamasından Halk TV’nin patronu Cafer Mahiroğlu, Arslan’ın sözlerinin ‘talihsiz‘ olduğunu savunarak ‘Medya Mahallesi’ programını sonlandırdıklarını duyurmuştu.
Şahin ve Mahiroğlu’nun hedef almasından sonra İstanbul Başsavcılığı, Ayşenur Arslan hakkında soruşturma başlatıldığını duyurdu.
Açıklamada şunlar dendi: “2 Ekim tarihinde Halk Tv isimli kanalda yayınlanan bir programda Ayşenur Arslan’nın 1 Ekim tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü önünde bölücü terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen saldırıya yönelik sarf ettiği sözlere ilişkin ‘Terör örgütü propagandası yapma‘ ve ‘Suçu ve suçluyu övme’ suçlarından soruşturma başlatılmıştır.”
Ne demişti?
Arslan’ın sözleri şöyleydi:
* Belki o kendisini patlattı denilen kişi, terörist, üzerinde ya da arabada uzaktan kumandalı patlayıcı olduğunu bilmiyordu. Çünkü o kadar manasız ki gelip hiçbir şey yapamadan… Efendim “İşte bir PKK’lı teröristin öcünü alıyorlardı.” Yahu hiçbir şey yapamadan ölünmez. Her şey bana sorarsanız aykırı. Durup dururken kendisini patlatmış…
* Ama esas olarak bu benim -hem çok film izlerim hem de Türkiye’de yaşıyorum- aklıma takılan şeylerden birisiydi. İddia da edemem elbette. Bir fantezi olarak görüp geçin. Ama bir arabanın şoförü öldürülerek… Neden Ankara’da bir araba… O kadar kolaydır ki kilidiyle açacaksınız, düz kontak yapacaksınız, bombayı (yükleyip) gideceksiniz. Ankara’da bunu yapmak varken neden Kayseri’de birini öldürerek (yapıyorsun).