Rosalino Levantino: NAZA, Batı dünyasında ana akım medyadan beslenenleri ikna etmeye yarayabilir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Atina’da halen sürmekte olan beynelmilel film festivalinde NAZA belgeselinin 1 Ekim’deki iki gösterimi de kapalı gişe gerçekleşti. Bu sene komşunun başkentinde 32. kez tertip edilen sinema buluşması öncesi, Yunanistan ile İsrail’in son zamanlardaki yakın ilişkisi yüzünden belgesel gösteriminin iptal edilme ihtimallerinden bile bahsediliyordu.

Lakin, Venedik’te bomba etkisi yapan prömiyerinden sonra meselenin dünya gündemine tekrar yerleşmesine yarayan film fiyakalı etkinlikte gösterilmekle kalmadı, ertesi gün Atina ve Selanik sinemalarında vizyona girdi.

Sözde ateşkese rağmen İsrail’in asla durdurmadığı Filistin’e yönelik ölümcül saldırılar dünya gündeminde her geçen gün daha az yer kaplarken umuyoruz ki NAZA belgeseli meselenin fail devlet halkı tarafından da sorgulanmasına yol açsın.

İtirafçılar uzaktan sürdürdükleri ölümcül faaliyetlere gündelik bir ofis işi gibi bakabildiklerini aktarırken bazılarının meseleye video oyunu oynarcasına soğuk yaklaştıklarını duyuyoruz.

Filistinli aile fertleri arasındaki her türlü irtibatı cep telefonları üzerinden takip edebildiği için bir tane itirafçının kendini Tanrı gibi hissettiğini de öğreniyoruz.

Netanyahu’nun gerçekleşeceğine dair malumata önceden sahip olduğu ve önlem almadığı kesinleşmiş 7 Ekim Hamas saldırısı sonrasında Gazze’de hiç masum insan olmadığına dair çarpık kanı da itiraf ediliyor.

Dolayısıyla herhangi bir suçluluk hissine gark olmadan çocukların bile öldürülmesi ondan!

Şayet İsrail’in Filistin’e yönelik soykırımını her iki tarafın cep telefonlarından gerçekleşen dünyaya naklen yayın sırasında takip etmediyseniz NAZA sizi de şoke edebilir. Filmin İsrailli Yahudi  sinemacılar tarafından üretilmiş olması ve saygıdeğer festivallerde yer alıp ödüllere layık görülmesi bilhassa Batı dünyasındaki ana akım medyadan beslenenleri de ikna etmeye yarayabilir.

Umalım ki belgesel, İsrail’in ve İsrail’e destek verenlerin Filistin mezalimini sona erdirmelerinde ufak da olsa bir katkıda bulunsun.

Rosalino Levantino’nun yazısı