Rıza Türmen: İnsanlar İmamoğlu'nun cezaevine atılmasıyla yoksullaşmaları arasında ilişki kurdukları zaman, muhalefetin iktidar olma şansı artacak

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Otoriter rejimlerde çoğulculuk olamaz. Farklılıkların ortadan kaldırıldığı ya da kenara itildiği tek tip bir toplum yaratılır. Çoğulculuk demokrasilere has bir özelliktir. Farklı kimliklerin, farklı düşüncelerin eşit bir biçimde, bir arada yaşamaları, farklılığın kamusal alanda ifadesine olanak tanınması ve bunu ifade edenlere düşman olarak bakılmaması demokratik rejimlerde görülür. O nedenle konserleri iptal eden zihniyetin Kürt sorununa çözüm bulması da beklenemez. Çoğulculuk Kürt sorununun çözümünün ön koşulu. Otoriter rejimlerde ise toplum tek bir adamdır.

Bütün tahakküme dayanan rejimler, kendi sonlarını getirecek tohumları bünyelerinde taşırlar. Ama bunların yeşermesini beklemeden bu gidişe itiraz etmek gerekiyor.

Türkiye’de kitlelerin yoksullaşması iktidar değişikliğinin anahtarı olarak görülüyor. Yoksulluk, ‘esas’ ya da ‘gerçek’ gündem maddesi olarak nitelendiriliyor. Bunun dışında kalan her şey ‘esas gündem maddesinin’ görüşülmesini önlemek için kurulmuş tuzak olarak kabul ediliyor.  Sanki insanların suçsuz yere, siyasal nedenlerle, hukuka aykırı olarak yıllarca zindanlarda çürümeleri, ya da hukuk devletinin ortadan kaldırılması yeterince önemli değilmiş gibi ikinci plana itiliyor.

Ekonomi mi, demokrasi mi? Bu yanlış bir soru. İkisi birlikte ve birbiriyle bağlantılı olarak ele alınmalı ve anlatılmalı. İnsanlar İmamoğlu’nun cezaevine atılmasıyla yoksullaşmaları arasında ilişki kurdukları zaman, muhalefetin iktidar olma şansı artacaktır.

Rıza Türmen’in yazısı