Özge Güneş: Aşırı yağışlar lütuf değil felaket

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bu açıklama insan hayatına verilen değeri gösterdiği gibi Kirişçi’nin Tarım ve Orman Bakanı olarak en önemli gündemlerinden olması gereken iklim değişikliğinin tarım arazilerine, toprağa etkisi konusunda pek de fikri olmadığını gösteriyordu. Zira tıpkı kuraklık gibi aşırı yağışlar da üretimin önündeki önemli engelleri oluşturur. Aşırı yağışta toprak suya kavuşmaz. Su, içindeki tüm zenginliğiyle birlikte toprağı alt üst ederek verimsizleştirir.

Nitekim öyle de oldu. Bölgede tarım arazileri selden önemli ölçüde zarar gördü. Hilvan Ziraat Odası Başkanı Hikmet İpar twitter hesabından sel nedeniyle Şanlıurfa’da tarım arazilerinde oluşan verim kaybına dikkat çekmişti: “Suyun sürüklediği toprağın en verimli katmanının aşınması ile ekinler de topraktan kopup sürüklenmiş veya kökleri dışarı çıkmıştır. Sürüklenen ekinin yeniden canlanması mümkün olmayacağı gibi kökü dışarıda kalan ekinlerin de güneşin çakması ile kuruma ile karşı karşıya olduğu bilinmelidir.” Sel yalnızca ekili toprakları da etkilemedi. İpar, selin pamuk ve biber ekimine hazırlanan toprakta da verim kaybına sebep olacağına ve ek destek ihtiyacına dikkat çekiyordu.

Sel can alırken aynı zamanda Bakanın da görmesi gerekeni gösterdi: toprak suya kavuşmadı; toprak verimini yitirdi. Afet bölgesinde tarıma yapılan ve yetersiz olan tarımsal desteklere duyulan ihtiyaç arttı. Depremzede çiftçinin sorunları çözülmedi katlandı. Üreticilerin üretim maliyetleri zaten katlanmış, zaten zar zor üretip çoğu zaman da en iyi ihtimalle maliyetine satışa zorlanır durumdaydılar. Diğer taraftan tüm bunların, toplumu önümüzdeki dönemde tüketiciye yansıması ise an meselesi.

Özge Güneş’in yazısı