“AB ile müzakere eden ülke” vasfını unuttuktan sonra Türkiye bütün ana ünitelerde gerilemeye başladı, bütün uluslararası listelerde en tatsız sıralara demir attı. En önemlisi de yabancı sermaye ve yatırımlar… AB’den uzaklaştığımız her bir yıl yabancı sermaye girişi azaldı ve sonunda eksi bilanço vermeye başladık. Kara para ve gri liste faciaları da hayatımıza böyle girdi.
İlişkilerin zayıflamasında tek suçlu Türkiye değil ama böyle olmasını biz de istedik. Avrupa’nın demokrasi, hukuk ve insan hakları baskısından kurtulmak iktidarın işine geldi.
İlişkilerin zayıflaması için elinden geleni yaptı ve içeride de bilinçli olarak AB karşıtlığını körüklemekten geri durmadı. “AB artık bitti” sloganı Trump’tan önce buralarda atılıyordu. Gerçek öyle olmadığı halde…
Kimin kime ihtiyacı olduğu önemli değil. Önemli olan AB’den alacağımızı tahsil etmeyi daha fazla geciktirmemektir.
Yeniden müzakere süreci için atılacak her adım Türkiye için etkisi en hızlı hissedilecek yatırımdır. Deneyip görmüştük, tekrar deneyelim yeniden görelim.