Yani, uzun lafın kısası, yüzde bir yüzde iki gibi çok düşük oranda değişiklik olması beklenen bir seçime gidiyoruz: Haziran’dan Kasım’a. Bütün bu gerginlik, bütün bu ölenler, yaralananlar, o yüzde ikinin oyunu çelmek için.
Bu kararı veren de Tayyip Erdoğan.
Peki, şimdi 1 Kasım’da seçim yapılır ve üç aşağı beş yukarı aynı sonuçlar alınırsa bu olan biteni Tayyip Erdoğan nasıl açıklayacak?
Altı ay kadar bir süre ne idüğü belirsiz bir hükümetle geçen belirsizliği ve bu süre içinde olanları nasıl açıklayacak?
(…)
Dediğim gibi bunlar Erdoğan’da düğümlenen eğilimler, çizgiler; ama 1 Kasım’da alınacak sonuçlarla ne olur, nasıl bir hükümet kurulur gibi soruları cevaplandırmakta başka güçlükler de var. Örneğin, MHP… MHP –ya da Bahçeli– şimdiye kadar takındığı tavrı devam ettirecek mi? Herhalde evet, ettirecek. O zaman zaten pek fazla değişmesi beklenmeyen milletvekilliği oranlarıyla ne olacak? Nasıl bir hükümet kurulabilecek? Kurulabilecek mi?
Ve tabii, gene baştaki soru, 1 Kasım’da seçim yapılacak mı? Aşağı doğru bir gidiş sezinleyen Tayyip Erdoğan seçimi yenileme opsiyonundan vazgeçer mi? Vazgeçerse, seçimin yapılmamasını nasıl bir nedenle açıklar?