Mine Ataman: Atık yönetimi artık teknoloji tabanlı ve ihracat potansiyeli olan yeni bir yatırım alanı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Sadece Türkiye değil tüm dünya, atıksız bir dünya in­şa etmeye çalışırken üretim hattındaki her çıktıyı değer­li girdiye dönüştürecek tek­nolojiler geliştiriyor. Belçika merkezli bir girişim kahve tel­velerinden mantar üretiyor, besin zincirinin çevresel ayak izini düşürüyor. Hint girişimi Phool, tapınaklardaki yakılan çiçeklerin atıklarını inci tüt­süsüne dönüştürüyor.

Tür­kiye’de Duygu Yılmaz, zeytin çekirdeğinden biyobozunur plastik üretiyor. Kömürden üretilen protein, hayvan ka­nından üretilen organik güb­re. Sao Paulo Üniversitesi’n­de yürütülen proje ile ayçiçek yağı atıkları dönüştürülerek ekmek üretiminde kullanı­larak ekmeğin, protein oranı yüzde 27,16’ya çıkarıldı. Her dinden, ırktan, gelir düzeyin­den toplumlar çağımızın has­talığı tüketim iştahının artık­larına sahip çıkıyor, dönüşü­münde sorumluluk alıyor.

Velhasıl, atık yönetimi artık sosyal sorumluluk başlığı de­ğil. Ölçeklenebilir, teknoloji tabanlı ve ihracat potansiyeli olan yeni bir yatırım alanı. Sı­fır Atık vizyonu, sıfır atık fel­sefesini yeni nesil sanayi yatı­rımlarının, yeşil finansmanın kesişim noktasında yükselen stratejik bir fırsat alanı ola­rak tüm dünyaya gösteriyor. Bu anlamda, çöpe, çıktıya, atı­ğa, geri dönüştürebileceğimiz hayatlarımıza bir daha bak­makta fayda var.

Mine Ataman’ın yazısı