Mehmet Y. Yılmaz: Nasıl bir ülkede yaşayacağımızın ipuçları bunlar

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Dün de yazmıştım, bu kez de dün sabaha karşı sendika.org editörü Ali Demirhan gözaltına alındı.

Polis, Demirhan’ın bürosunu bastı.

Gerekçe şu: “Yapılan oylama sonucunu meşru göstermemeye çalışarak sosyal medya hesapları üzerinden yapılan eylemleri organize etmek, halkı kin ve düşmanlığa tahrik, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret.”

Yeni bir suç icat edilmiş: “Yapılan oylamanın sonucunu meşru göstermemeye çalışmak.”

Bu suç, kanunlarımızın neresinde yazıyor, gerçekten merak ediyorum.

Bu açıkça bir düşünceyi ifade etmenin kısıtlanması demek.

Öte yandan “eylemleri organize etmek” diye bir başka suç daha yaratılmış.

Anayasa’nın açık hükmü ve üst hukuk kuralımız haline gelmiş AİHM kararları ortada dururken, polisin ya da savcılığın icat ettiği bir suç bu.

Şiddete başvurulmadığı sürece, bu tür eylemler düşünce özgürlüğünün bir uzantısı. Ve böyle suçlar icat etmek demokrasimizin geleceği açısından da en büyük tehdidi oluşturuyor.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, AİHM ve yargı kararları ile garanti altına alınmış hakların, yaratılmış suçlamalar ile kullanılmasının engellenmesi, bu ülkede demokrasiyi iyice yok etmek anlamına geliyor.

Referandum ile kabul edilen Anayasa değişiklikleri yürürlüğe tam olarak girdikten sonra, nasıl bir ülkede yaşayacağımızın ipuçları bunlar.

Mehmet Y. Yılmaz’ın yazısı